tag:blogger.com,1999:blog-51331277704695225302008-08-28T13:27:06.194-07:00Kurtlar vadisi kurtlar vadisi pusuBaşkannoreply@blogger.comBlogger52125tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-7158565605187001832008-08-28T13:26:00.000-07:002008-08-28T13:27:06.202-07:002008-08-28T13:27:06.202-07:00Kurtlar vadisi bomba gibi geliyorkurtlar vadisi yeni sezon yeni bölümleriyle bomba gibi geliyorBaşkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-5736554376458608262008-07-02T23:46:00.000-07:002008-07-02T23:47:00.727-07:002008-07-02T23:47:00.727-07:00Muro: “Hasılat rekorları kıracağız.”KURTLAR Vadisi Pusu’nun fenomen karakterlerinden ‘Muro’nun maceraları sinema filmi oluyor. ‘Muro’ Mustafa Üstündağ filmin hasılat rekorları kıracağını ve büyük ilgi toplayacağını söylüyor. <p>“KÖYLERİNE DÖNERLER…”<br />MURO’nun (Mustafa Üstündağ) yanı sıra Çeto (Şefik Onatoğlu) ve Yıldırım’ın da (Eray Türk) rol alacağı filmin konusu kısaca şöyle:, ‘Cezaevinden çıkan Muro ile Çeto köylerine dönerler. İlk planları evlenip yuva kurmaktır ancak<span id="more-451"></span> Muhtar, Muro ile Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendirmiştir.</p><p style="text-align: right;">-GÜNEŞ-</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-85396008558078020062008-06-28T13:44:00.001-07:002008-06-28T13:44:48.756-07:002008-06-28T13:44:48.756-07:00Necati Şaşmaz RöportajıKurtlar Vadisi’ndeki Polat rolüyle milyonların gönlünde taht kuran oyuncu Necati Şaşmaz’a göre şöhret güzel ama külfeti de çok ağır. <p>Çengelköy’dekİ Kurtlar Vadisi setinde, milyonların Polat Alemdar diye tanıdığı Necati Şaşmaz’la konuştum; oturup sohbet ettiğimiz salon, Polat’ın odasıydı, eşyalar aynıydı, hatta Şaşmaz da giyim ve görüntü olarak Polat’a benziyordu, ama karşımda başka biri vardı.. Necati Şaşmaz’ı Polat’tan ayıran onun kimliğiydi; özetle, kibar, efendi, sakin, şiddetten uzak biriydi, Polat için de aksini söylemek mümkün değil, ama o bir kahraman, kahramanlar da eğer gerekirse şiddeti uygulayabiliyorlar. <span id="more-450"></span>Necati Şaşmaz’ın sakin konuşması kadar sesi de farklıydı. Öncelikli olarak şunu söyleyebilirim ki, Necati Şaşmaz, yarattığı Polat Alemdar kimliğine zarar vermekten korkuyor, bir başka korkusu da medya maymunu olmak, bu nedenle özel yaş**, kimliğini, spot ışıklarının, dedikoduların dışında tutuyor.</p> <p><strong>“Nasıl bu kadar gizli kalabiliyorsun, hem çok ünlüsün, hem de magazin dünyasında, dedikodularda yoksun, bunu başarmak zor olmuyor mu?”</strong><br />“Ben işimle magazinde olmayı yeğlerim.”</p> <p><strong>“Baştan çıkmıyor musun, yaşıtların neler yaparken ortalıkta görünmemek, moda denilen mekânlara gitmemek.. Kaç yaşındasın?”</strong><br />“37 yaşındayım, 71 doğumluyum.”</p> <p><strong>“Kurtlar Vadisi Irak döneminde arkadaşlarım bana bir soru sormuşlardı, o dönemin ne kadar ışıltılı, hareketli olduğunu hatırlarsınız… Şimdi Oscar alsan, aklına gelen her isteği yapabilecek durumda olsan, neyi yapmak istersin diye; onlara; Bu odada sizlerle beraber oturmak isterdim, demiştim.”</strong></p> <p><strong>“Hangi burçtasın?”</strong><br />“Yay”</p> <p><strong>“Yay burcu sıçrayıp gider.”</strong><br />“Sanırım o özelliğimi işimdeki yelpazeye vermiş durumdayım. Ve Necati Şaşmaz’ın attığı adımların, pek çok insana örnek olacağını bildiğimden, kendime pek çok kısıtlama getirmişimdir. Şöhret hayatın sunduğu imkânları arttırıyor ama değerleriniz de bu imkânlar denizinde kaybolup gitmemeniz için sizi frenliyor; birçok insan bunun karşısında psikolojik problemler yaşar.<br />Senaryoyu sır gibi saklıyoruz.</p> <p><img src="http://img387.imageshack.us/img387/9978/polatalemdarbakisgs6.gif" alt="polat alemdar" width="500" height="450" /></p> <p><strong>“Kadınlarla erkeklerin dünyaları farklı mı?”</strong><br />“Sanırım farklı, başka dünyalardayız, ya da aynı dünyadayız da, baktığımız pencereler farklı oluyor.”</p> <p><strong>“Futbolla ilginiz var mı?”</strong><br />“Futbolla ilgilenemiyorum. Yıllar öncesinde izlerdim, Türkiye’den Amerika’ya geçmeden önce, şimdilerde milli maç dışında hiçbirine bakamıyorum, zaten vaktim de kalmıyor.”</p> <p><strong>“Anneniz, Polat’ın annesine benziyor mu?”</strong><br />“Evet, benziyorlar, fiziki olarak değil, ama benzerlikleri var.”</p> <p><strong>“Kurtlar Vadisi’nin gelişmeleri çok gizli tutuluyor, eğer şirket açıklamak istemezse kimse bir şey bilmiyor; bu gizliliği nasıl sağlıyorsunuz?”</strong><br />“Daha önce hiçbir gazetenin yazmadığı, bilmediği haberler vardır, siz buna haber atlatma dersiniz, gün ışığına çıkana kadar, yani siz yazana kadar hiç kimseye duyurmazsınız; işte biz de konuları böyle saklıyoruz.”</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-81361895456857305592008-06-28T13:43:00.000-07:002008-06-28T13:44:13.893-07:002008-06-28T13:44:13.893-07:00Gürkan Uygun tatilini Fethiye’de yapıyor<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img387.imageshack.us/img387/8555/memati072608mr4.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://img387.imageshack.us/img387/8555/memati072608mr4.jpg" alt="" border="0" /></a><br />Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin sert karakterli oyuncusu ‘Memati’ rolündeki Gürkan Uygun, Muğla’nın Fethiye ilçesinde tatil yapıyor. Erkek arkadaşları ile birlikte Ölüdeniz Belcekız sahiline gelen Uygun, tekneyle Kelebekler Vadisi’ni gezdi. <p>Her yıl Fethiye ve Ölüdeniz’e gelerek tatil yapan Oyuncu Gürkan Uygun bu yılda arkadaşlarıyla beraber tatil için Ölüdeniz’i<span id="more-449"></span> tercih etti. Gürkan Uygun bir tekneyle Kelebekler Vadisi’ne gitti. Dizideki sert ve kuralcı tavırları ile bilinen Memati, tatil kıyafetleri ve yeni imajı ile ilgi topladı. Ölüdeniz sahillerinde dolaşan Gürkan Uygun’un saçlarını sıfır numara kestirdiği dikkat çekti. ‘Sadece işimle gündeme gelmek istiyorum’ diyen Uygun, gazetecilerin görüntü almalarına izin vermedi.</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-19918990411602268612008-06-28T13:42:00.000-07:002008-06-28T13:43:21.142-07:002008-06-28T13:43:21.142-07:00Çetolar memleketleri Mersin’de buluştu<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img387.imageshack.us/img387/6913/cetolar20bulustu201pl1.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://img387.imageshack.us/img387/6913/cetolar20bulustu201pl1.jpg" alt="" border="0" /></a>Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizide Çeto karakteriyle yıldızı parlayan Şefik Onatoğlu’nun Mersinli bir sanatçı olduğunu biliyor muydunuz? <p>Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizide Çeto karakteriyle yıldızı parlayan Şefik Onatoğlu’nun Mersinli bir sanatçı olduğunu biliyor muydunuz?</p> <p>Üstelik Mersin şehir Tiyatrosu’nda tiyatro kursu aldığı hocası Mehmet Tekkanat’ın da lakabının Çeto olduğunu?<span id="more-448"></span></p> <p>Şefik Onatoğlu Mersin Şehir Tiyatrosu’nun açtığı tiyatro kurslarına katılır, çocuk oyunlarında ve diğer çalışmalarında görev alır. Burada eğitimini aldıktan sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin açtığı sınavları kazanarak İstanbul’a gider.</p> <p>Tiyatro eğitimine burada devam ederken Kurtlar Vadisi dizisinde bir rol alır. Rolün adı Çetin’dir ve Muro’nun has adamıdır. Muro’nun dillendirdiği “lanet olsun içimdeki Çeto sevgisine” cümlesi tüm ülkenin diline dolanır.</p> <p>Muro ve Çeto ikilisi Kurtlar Vadisi’nin vazgeçilmez iki karakteri olurken, Şefik Onatoğlu’nun da hayatına bambaşka bir yön vermiştir artık.</p> <p><strong>ÇETOLARIN BULUŞMASI!</strong></p> <p>Mersin Şehir Tiyatrosu’nun oyunculuğu, yönetmen ve kurs sorumlusu da olan Mehmet Tekkanat’ın da lakabı Çeto’dur.</p> <p>Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde öğrenci olan Murat Şahan da kendisi gibi Mehmet Tekkanat’ın Mersin’deyken öğrencisidir.</p> <p>Tatil için Mersin’e gelen Şefik Onatoğlu ve Murat Şahan hocalarını ziyaret ettiler.</p> <p>Gençlik Sanat Merkezi Altan Erkekli Sahnesi’nde buluşan hoca ve öğrencileri keyifli bir sohbet yaptılar.</p> <p>Eski hocasıyla bir araya gelen yeni Çeto Şefik Onatoğlu; “Dizi de rol aldığımda roldeki ismim Çetin’di. Muro karakterindeki Mustafa Üstündağ, bana Çeto diye hitap edince bu isim ortaya çıktı. Tiyatroya başlarken bana emeği geçen sevgili hocam Mehmet Tekkanat’ın da lakabı Çeto’dur. Hocamın lakabını kullanmaktan dolayı çok mutluyum. Mehmet Tekkanat Mersin’de çok önemli işler yapıyor. Kurslarda yetişen birçok arkadaşım çeşitli konservatuarları kazandılar. Kendisine teşekkür ediyorum.”dedi.</p> <p><strong>46 YILLIK LAKABIM BİRDEN ÜNLÜ OLDU!</strong></p> <p>Tiyatro Oyuncusu ve yönetmeni Mehmet Tekkanat ise, 46 yıllık lakabının bir anda tüm ülkede “ünlü” olmasının sevindirici, üstelik bunu bir öğrencisinin kullanmasının sevindirici olduğunu belirterek şunları söyledi: “Şefik en çalışkan ve hedefleri olan bir öğrencimdi. Şimdi olduğu gibi işine çok bağlı ve disiplinliydi. Tiyatrodan başka bir şey düşünmüyordu. Çok çalışarak hedeflerine ulaşmayı başardı. Onun bu başarıları diğer öğrencilerime de örnek oldu. Mersin tiyatrosunu ve bizleri en iyi şekilde temsil ediyor. Kendisiyle gurur duyuyorum.” dedi. Çocukluğundan beri Çeto lakabıyla tanındığını tanındığının altını çizen Mehmet Tekkanat, bu lakabını çok sevdiğini belirterek; “lanet olsun içimdeki Çeto sevgisine” diyerek öğrencisine takıldı.</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-75956914417778875902008-06-28T01:31:00.001-07:002008-06-28T01:31:55.097-07:002008-06-28T01:31:55.097-07:00Memati AROG’un setinde<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://h2.haberturk.com/Resimler/9503_204x136.gif"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://h2.haberturk.com/Resimler/9503_204x136.gif" alt="" border="0" /></a><br />Cem Yılmaz’ın merakla beklenen yeni filmi A.R.O.G.’un çekimleri halen Afyon’da devam ediyor. <p>Yılmaz’ın setten herhangi bir görüntü çıkmaması için çaba harcadığı film ile ilgili merak da giderek artıyor.</p> <p>Ekip bu hafta içinde çekimler için Afyon’dan İstanbul’a gelecek. Sahnelerin uzaması nedeniyle planlanan zamandan önce bitirilemeyen çekimler bir kaç hafta daha uzatıldı.<span id="more-447"></span></p> <p>Taş devri dekorlarının yer aldığı filmde, dekorların görenleri oldukça şaşırtacağı konuşulmakta. Bu arada kostümlerin de sinema izleyenlerini bir hayli etkileyeceği söyleniyor.</p> <p>Setteki ilginç kaza</p> <p>Çekimler sırasında sette ilginç bir kaza yaşandı. Filmde rol alan Hasan Kaçan, balık tuttuğu bir sahnede dengesini kaybederek suya düştü. Boğulma tehlikesi geçiren Kaçan’ı set ekibi suya atlayarak kurtardı.</p> <p><strong>Memati sete geldi</strong></p> <p><strong>Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Memati’yi oynayan Gürkan Uygun, A.R.O.G.’da doktoru oynayan arkadaşı Zafer Algöz’ü ziyarete geldi. Uygun, Afyon’daki sete helikopterle gelerek bir süre çekimleri izledi.</strong></p> <p style="text-align: right;">Kaynak: televizyongazetesi</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-53108261228343319492008-06-25T14:53:00.000-07:002008-06-25T14:54:19.481-07:002008-06-25T14:54:19.481-07:00Muro’nun en son (yeni) Röportajı“Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” repliğiyle herkesin sevgisini kazanan Muro, nasıl bir çocukluk geçirdi, örgüte nasıl girdi, ilk aşkı kimdi, tüm bunları ilk kez anlattı. İşte keyifle okuyacağınız bir Muro röportajı… <p>Anadolu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez ama etrafı insan sevgisiyle dolu ücra bir köyünde doğmuş Muro. Bir gün cevizleri bölüşme kavgasından muhtarın oğlunun kafasını yarmış ve kendisini dağda bulmuş. Komprador uşaklarına karşı profesyonel devrimci olmuş. Sonrası mı? Kendisini ezilen halkı için örgüte adamış. Ve ortaya izleyenleri gülmekten kırıp geçiren Muro çıkmış.<span id="more-446"></span></p> <p><strong>Muro nasıl bir çocukluk geçirdi?</strong></p> <p>Her ezilen halkın çocuğu gibi yokluklar, acılar içerisinde, Anadolu’nun ücra bir köyünde doğdum. Zaten nerde doğacaktım ki? Burjuva mıyım ben Brüksel’lerde Cenevre’lerde, adı sanı bilinen beş yıldızlı otel gibi hastanelerde doğayım! Bizde çocukluk olmaz. Doğarsın, büyürsün, ezersin yahut ezilirsin. Benim topraklarım çocukluğu yaşatmaz ama ölene kadar içinde o çocukluğu yaşatır. Misal ben, yedisinde nasıl bir Muro’ysam yetmişimde de o Muro olacağım.</p> <p><strong>Devrimcilik nasıl düştü içinize?</strong></p> <p>Topladığım cevizleri arkadaşlara dağıtmak isterken, egemen gücün köydeki temsilcisi muhtarın oğlu her zamanki gibi savaş halinde yenemediği beni masa başında yenmeye çalıştı. Bana “Sen vuramadın, cevizlerin hepsi benim” dedi. Oyunu kuran kurmuş. Sen ister vur, ister vurma, her zaman son söz işbirlikçi komprador uşağı muhtarın oğlunun… Ulan oğlum, cevizleri eşit olarak bölüşsek ve bütün köyün çocukları yese n’olur? Olmaz… Öyle mi? O zaman senin kafanı ceviz yapar, dağıtır, yeriz diyerek, taşı koydum kafasına…</p> <p><strong>Sonra ne oldu?</strong></p> <p>Ben ne bileyim muhtarın oğlunun kanı pekmez gibi akarken, bunun bir başkaldırı ilanı olduğunu… Sen misin Muro, muhtarın oğlunun kafasını yaran? Muhtarın oğluna yapılan eylem muhtara, yani devlete yapılmış kabul edildi. İlk defa bu yüzden dağa kaçarken, “Oğlum Muro, bu iş böyle gitmez, ya bu düzen değişecek ya da sen bu düzenin çarkları arasında ceviz gibi dağılıp gideceksin” dedim. Uzun çözümlemelerim sonucu profesyonel devrimci olmaya karar verdim!</p> <p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img254.imageshack.us/img254/7139/muro13.jpg" alt="muro" width="318" height="230" /></p> <p><strong>Peki örgüte nasıl girdiniz?</strong></p> <p>Ne demek nasıl girdim? Nereye girecektim ya? Futbol kulübüne mi, dans kulübüne mi ya da lambada kulübüne mi gidip kıvırtma yapacaktım? Muro’ya tek seçenek kalmıştı. Örgüt! Peki hele bir sor? Neden?</p> <p><strong>Neden?</strong></p> <p>Bu soruyu çok sordum kendime. Yılların devrimciliğiyle şöyle çözümleyebildim: Orada bana, taktik bilgime, stratejik birikimime ve lider kişiliğime ihtiyaç vardı. Halkımın çocuklarını sahipsiz bırakamazdım.</p> <p><strong>Ama örgütle aranızda anlaşmazlıklar da oluyor…</strong></p> <p>Haksızlığın olduğu yerde Muro’nun başkaldırısı vardır. Ne yani örgütün metinleri ve liderleri kutsal mı? Örgüt olmuş basketbol takımı, beş kişi. Altıncıyı sahaya sürmüyorlar, üçlük sayı atacak benim gibi bir sürü devrimci var ama “Git tribünde otur” diyorlar. Yav gardaşım sayıyı çoğaltın bunu futbol takımı yapın ve 11’e çıkarın deriz. Cevap yok. Çünkü Muro kadroya girerse, emperyalistlerle şike olmayacak, teşvik primi alınmayacak, devrimci mücadele silahsız yapılacak, demokratik süreç işletilecek.</p> <p><strong>Peki sizin bir lideriniz var mı?</strong></p> <p>Liderden bahsediyorsak, Lenin, Mao, Marks’ı unutmamak lazım. Burjuva çocuğu olmasına rağmen, Marks’ın yoldaşı Engels’i de analım. İlk okumaya başladığımda hayretler içersinde kaldım, meğer muhtarın oğluyla yaşadığımız sorun sadece benim sorunum değil, bütün insanlığın sorunuymuş.</p> <p><strong>Muro’nun bir günü nasıl geçer?</strong></p> <p>Bir burjuva esprisiyle cevap vereyim: Az uyku, çok çalışma. Ha, ha, ha… Nalet olsun, bu burjuvalar kadar yalancı, sembollerle konuşan, popüler kültür kölesi insan grubunu ömrü hayatımda görmedim. Evet uykusuz kalıyorlar. Gardaşım o kadar gezersen, gündüz; kafelerde, brunchlarda, akşam; barlarda diskolarda dağıtırsan, tabii az uyursun. Ezilmiş halkımızı köle gibi çalıştırıyorlar, parasını bunlar yiyor. Neyse gelelim bana. Bir günüm kimi zaman baykuş gibi düşünceli, kimi zaman bir kanarya gibi cıvıl cıvıl neşeli geçiyor. Devrimci de sıradan bir insandır. Yani öfkesiyle, neşesiyle, hüznüyle ve tabii aşkıyla…</p> <p><strong>Aşk demişken, Muro’nun aşk hayatı nasıl?</strong></p> <p>Bir devrimci uykusuz, silahsız, yoldaşsız, aç, susuz kalabilir ama aşksız asla? Aşk, önce çocukluğumuzda ağzımıza aldığımız leblebi tozunu havaya umarsızca püskürtmektir… Siyah önlüğü giyip, lastik ayakkabıları ayağına çekip ilkokulun yolunu tuttuğunda ise, dört kişinin oturduğu sırada seni bir sürpriz bekliyordur. Adı da Fidan’dır..</p> <p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img254.imageshack.us/img254/378/muro3.jpg" alt="muro" width="318" height="230" /></p> <p><strong>Demek ilk aşkınızın adı Fidan’dı…</strong></p> <p>Fidan bir körpe ağaç, dağda yeşeren bir nevruz çiçeğiydi… Ama onun başına da her Fidan’ın başına gelen geldi. Muhtarın oğlu ödedi başlık parasını, kızı koluna taktı. Yani Fidan’ın köküne baltayı vurdu.</p> <p><strong>Peki Fidan’ı unutabildiniz mi?</strong></p> <p>Bu devrimci hayatım boyunca, nice ihanetleri, savaşları, mücadeleleri unuttum. Hâlâ o muhtarın oğlunun kolunda giderken, dönüp bana o kocaman siyah sıpa gözleriyle bakıp adeta Muro, beni bu zalimin ellerine verme diyen o anı unutamadım.</p> <p><strong>Sevdiğinizi muhtarın oğlunun kapmasına nasıl razı oldunuz?</strong></p> <p>Söz verdim, bundan sonraki Fidan’ları emperyalist, burjuva düzenine yedirtmeyeceğim. Yav şimdi benim niye yaramı deştiniz. Mecbur bir dörtlük, sekizlik aklıma geliyor: “Daşa verdim yanımı, toprak emdi kanımı, Azrail’e can vermezdim, canan aldı canımı. Oy dağlar, sümbüllü bağlar hey… Elinde altın şamdan, perdeyi kaldır camdan, al hançeri vur beni, ben usandım bu candan.”</p> <p><strong>Sizi hep Çeto’yla tartışırken görüyoruz. Ne olacak sizin sonunuz?</strong></p> <p>İşte bir muammanın ortasındayız. Her şeyi bilebilirim, çözümleyebilirim ama bu Çeto’nun ne yapacağını bırak ben, Kozmoz bile bilmiyor. Nalet olsun, Çeto kaygan bir balık, eline alırsın tutamazsın, suya atarsın ağını parçalar, olta atarsın ille o takılacak başka balığa bırakmaz. (Çeto duramıyor ve burada söze giriyor…)</p> <p><strong>Çeto:</strong> Aşkolsun başkanım, yani beni o kadar yaratık arasında balığa benzettin. Teessüf ederim…</p> <p><strong>Muro:</strong> İyi o zaman Çetin, sen kendini tanımla.</p> <p><strong>Çeto:</strong> Başkanım nasıl Muro kelimelere sığmazsa, Çetin de kelimelerle tarif edilemez.</p> <p><strong>Muro:</strong> Israr etsek Çetin?</p> <p><strong>Çeto:</strong> Israr derken başkanım?</p> <p><strong>Muro:</strong> Kafana sıktırtma Çeto, kendini anlat işte. Bak anan da okuyacak bunu.</p> <p><strong>Çeto:</strong> Anamın okuması yok ki başkanım.</p> <p><strong>Muro:</strong> Niye paraları tek tek biliyor, hele yüz bin lira diye yüz lira ver alıyor.</p> <p><strong>Çeto:</strong> Parayı bilir başkanım…</p> <p><strong>Muro:</strong> Neyse, bu röportajın konusu Çetin’in anası değil, ben Çeto’yu tarif edeyim. Nasıl Marks’ın Engels’i, Lenin’in Troçkisi, Fatih Terim’in Müfit’i, Fidel’in Che’si varsa, nalet olsun Muro’nun da bir Çeto’su var. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine ki, bu Çeto Gundi’sini çok seviyorum.</p> <p><strong>Çeto:</strong> Teşekkür ederim başkanım…</p> <p style="text-align: right;">Vatan Gazetesi<br />Oya Doğan</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-91356562495863144072008-06-25T14:51:00.000-07:002008-06-25T14:53:20.760-07:002008-06-25T14:53:20.760-07:00Neco’nun kızı oluyor<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.haberturk.com/2008/06/25/kuturesim/NECOKUTU.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 104px; height: 134px;" src="http://www.haberturk.com/2008/06/25/kuturesim/NECOKUTU.jpg" alt="" border="0" /></a><br />Bir süre önce 33 yıllık eşi Oya Germen’den ayrılarak yeniden evlenen Neco’nun 3. çocuğunun da kız olacağını söylemesi üzerine kızı Ayşe Özyılmazel ilginç saptamada bulundu. <p>Gülben Ergen’in atv’deki Sürpriz programına konuk olan Ayşe Özyılmazel, Televizyon Gazetesinin aktardığı haberde, İdil Erke ile evlenen ve 3. çocuğunu bekleyen babası Neco’ya ‘Maşallah’ dedi.</p> <p>Programa telefonla bağlanan babası Neco, 3. kez baba olacak olmanın heyecanını paylaşırken Ayşe Özyılmazel de yeni kardeşiyle ilgili düşüncelerini “Şu anda bir şey<span id="more-445"></span> hissedemiyorum. Görmem lazım. Heyecanlıyım aslında biraz da. Maşallah babama diyorum” şeklinde ortaya koyarken Neco’yu ve ekran başındakileri de güldürdü.</p> <p style="text-align: left;"><img src="http://h2.haberturk.com/Resimler/9465_421x281.gif" alt="neco ve kızı" width="421" height="281" /></p> <p><strong>BABAM ERKEK İSTİYOR ASLINDA!</strong></p> <p>3. kez kız babası olmaya hazırlandığını söyleyen Neco’ya kızı Ayşe Özyılmazel, “Babam erkek istiyor, devamlı erkek olmuyor, yine kız” deyince Neco itiraz etti. “Nereden çıkarttın bunu Ayşe?” diyerek canlı yayında kızına çıkışan Neco’ya kızı da “Biliyorum ben ne istediğini” şeklinde yanıt verdi.</p> <p>“Hadi hadi. Medyatik tarafıyla konuşuyor şimdi” diyen Neco, birkaç ay sonra dünyaya gelecek olan kızına ne isim koyacağını henüz netleştirmediğini söyledi ve “Ama mutlaka Zeynep ve Ayşe gibi güzel Türk kadını ismi koymak istiyorum” dedi.</p> <p style="text-align: right;">Kaynak: h2.haberturk.com/01Detay.aspx?ID=9465&amp;Kat=1&amp;dt=2008/06/25</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-50983599928956377502008-06-24T16:04:00.000-07:002008-06-24T16:05:38.267-07:002008-06-24T16:05:38.267-07:00“Vadiyi izlediler, hasta eşimle ilgilenmediler”<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.superpoligon.com/img/news/kurtlar_vadisi_pusu01.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.superpoligon.com/img/news/kurtlar_vadisi_pusu01.jpg" alt="" border="0" /></a><br /><img src="file:///D:/DOCUME%7E1/Xp/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot-5.jpg" alt="" /><img src="file:///D:/DOCUME%7E1/Xp/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot-6.jpg" alt="" />Urfa’da Halil Ataş, Balıklıgöl Devlet Hastanesi doktor ve hemşireleri hakkında ‘Kurtlar Vadisi izlediniz, eşimle ilgilenmediniz, ihmalsizlikten eşim öldü’ iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. <p>“Kurtlar Vadisi izlediler eşim öldü, doktorlardan davacıyım” ŞANLIURFA’da, 56 yaşındaki Halil Ataş, kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitiren eşi 42 yaşındaki Fethiye Ataş’ın, yanlış tedavi uygulaması ve hastanede doktor ve hemşirelerin ‘Kurtlar Vadisi’ dizisini izleyerek, ilgi göstermemesi nedeniyle öldüğü iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.<span id="more-444"></span></p> <p>Hayati Harrani Mahallesi’nde oturan Fethiye Ataş, 22 Nisan’da rahatsızlandı. Soğuk algınlığından yakınan Ataş, eşi Halil ve çocukları tarafından Balıklıgöl Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Bronşit teşhisi konulan 11 çocuk annesi Ataş, ilaç tedavisi verilip, evine gönderildi. İlaçlarını kullanan Ataş, 26 Nisan’da kontrol için götürüldüğü aynı hastanede iyileşmeye başladığı belirtilince rahatladı. Ataş, bu kez çocukları tarafından sık kalp şikayetleri nedeniyle Kardiyoloji Servisi’ne götürüldü. İddiaya göre, Dr. Mehmet H. Ö.’nün muayene ettiği Ataş’a, tetkikler sonrası ‘Kalpte Sağ Yetersizlik’ teşhisi konulup, ilaç tedavisi verildi.</p> <p>İlaçları kullandıktan birkaç gün sonra vücudunda şişlikler oluşması ve nefes almakta zorlanınca kentteki özel bir tıp merkezine götürüldü. Burada da bronşit teşhisi konulan ve vücudundaki şiş nedeniyle karaciğerinde sorun bulunabileceğinden şüphelenilen Ataş, tahlil için bu kez Şanlıurfa Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Tahliller sonrası, hastanın kalpten kaynaklanan problem nedeniyle karaciğer damarlarında aşınma tespit edildiği belirtilerek, Kardiyoloji Servisi’ne gösterilmesi gerektiği belirtildi.</p> <p>Bu tetkik üzerine, Fethiye Ataş, 8 Mayıs’ta, yeniden Balıklıgöl Devlet Hastanesi’ne gidip, Dr. Mehmet H. Ö.’ye muayene oldu. Hastanenin Kalp Yoğun Bakım Ünitesi’ne yatırılan Ataş, 44 gün sonra yaşamını yitirdi.</p> <p>AİLEDEN SUÇLAMA</p> <p>Ataş ailesi, Fethiye Ataş’ın ölümünden Balıklıgöl Hastanesi Kalp Yoğun Bakım Servisi’nin doktor ve hemşirelerini sorumlu tuttu. Eşinin yoğun bakım ünitesine yatırıldığı ilk gece fenalaştığını, ancak, doktor ve hemşirelerin ‘Kurtlar Vadisi’ dizisini izleyerek, hastaya müdahale etmediğini ileri süren Halil Ataş, şunları söyledi:<br />“O gece doktor hastanede yoktu, nöbetçi hemşireler Leyla B. ile Ebru Y. doktoru telefonla arayarak hastanın fenalaştığını, acil müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Doktor hastaneye gelmeyerek, telefonla hemşirelere talimat verip ağrı kesici yapılmasını söyledi. İğne yapan hemşireler odaya geçip ‘Kurtlar Vadisi’ izlemeye başladılar. O saatlerde eşim iyice fenalaşarak, ölümle pençeleşmeye başladı. Hiç kimse müdahalede bulunmadı. Gece saat 03.00 civarında eşimi yoğun bakım servisinden çıkarıp başka bir odaya aldılar ve ölüme terk ettiler. Eşim yalnız başına kaldığı odada fenalaşınca biz bağırmaya başladık. Acil servisteki doktorlar gelerek, kalbi duran eşime, şok cihazı bulunmamasından dolayı elle kalp masajı yaptılar ve hayata döndürdüler. Daha sonra da, doktorlar hayati tehlikesi bulunduğu için eşimi Harran Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk etti. Bu süre zarfı içerisinde Dr. Mehmet H. Ö. hiç gelmedi. Eşim, hastaya müdahale etmek yerine ‘Kurtlar Vadisi’ dizisini izleyen hemşirelerle, doktorun ihmali neden oldu. Başkalarının da canının yanmaması için doktor ve hemşireler hakkında savcılığa şikayette bulundum.”</p> <p>Suçlanan Dr. Mehmet H. Ö. ise, iddiaların asılsız olduğunu belirtip, “Fethiye Ataş, sağ kalp yetmezliği sonucu gelen, hayati tehlikesi bulunan, riskli bir hastaydı. Hemen yatırılmasını istedik. Hasta yakınları yatış istemiyordu. Israrımız üzerine hastayı yatırdık. Yoğun bakım ünitesinde kaldığı sürede kalbi durmuştu.</p> <p>Müdahale ile hayata döndürüldü. Ardından Tıp Fakültesi’ne gönderildi. Hasta yakınları sık sık görevli doktorları rahatsız ediyor, cihaza bağlı hastayı odadan çıkarıp sigara bile içiriyorlardı. Sonuçta biz elimden geleni yaptık, bize yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.</p> <p>Ataş’ın cenazesi, ailenin şikayeti nedeniyle yapılan otopsinin ardından Sağlık Köyü’nde toprağa verildi.</p> <p>Hürriyet</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-9358003526925865102008-06-22T03:14:00.000-07:002008-06-22T03:17:24.784-07:002008-06-22T03:17:24.784-07:00Muro Devrimciliğini Anlattı<div class="part_3_3">Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin sevilen karakteri Muro, nasıl devrimci olduğunu anlattı. Bakın Muro nasıl devrimci olmuş...</div><table align="left" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td><div class="advert"><div class="outer"><div class="container"></div></div></div><br /></td></tr></tbody></table>Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde “Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” repliğiyle tüm Türkiye’yi ekrana kilitledi. Hal böyle olunca dizinin yapımcıları Muro ve Çeto’nun hikayelerini sinema filmi yapmaya karar verdi. Bu röportajda aslında iki hayatı okuyacaksınız. Bir yanda devrimci Muro’nun geçmişini, <div id="news_content" class="content content_12"><nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7;">hayallerini</span></nobr> ve aşkını okurken, diğer yanda ona hayat veren Mustafa Üstündağ’ın yaşamına tanıklık edeceksiniz.<br /><br />Anadolu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez ama etrafı insan sevgisiyle dolu ücra bir köyünde doğmuş Muro. Bir gün cevizleri bölüşme kavgasından muhtarın oğlunun kafasını yarmış ve kendisini dağda bulmuş. Komprador uşaklarına karşı profesyonel devrimci olmuş. Sonrası mı? Kendisini ezilen halkı için örgüte adamış. Ve ortaya izleyenleri gülmekten kırıp geçiren Muro çıkmış.<br /><br /><strong>Muro’nun tek seçeneği örgüttü! </strong><br /><br /><strong>Muro nasıl bir çocukluk geçirdi? </strong><br /><br />Her ezilen halkın çocuğu gibi yokluklar, acılar içerisinde, Anadolu’nun ücra bir köyünde doğdum. Zaten nerde doğacaktım ki? Burjuva mıyım ben Brüksel’lerde Cenevre’lerde, adı sanı bilinen beş yıldızlı <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7;">otel</span></nobr> gibi hastanelerde doğayım! Bizde çocukluk olmaz. Doğarsın, büyürsün, ezersin yahut ezilirsin. Benim topraklarım çocukluğu yaşatmaz ama ölene kadar içinde o çocukluğu yaşatır. Misal ben, yedisinde nasıl bir Muro’ysam yetmişimde de o Muro olacağım.<br /><br /><strong>Devrimcilik nasıl düştü içinize? </strong><br /><br />Topladığım cevizleri arkadaşlara dağıtmak isterken, egemen gücün köydeki temsilcisi muhtarın oğlu her zamanki gibi savaş halinde yenemediği beni masa başında yenmeye çalıştı. Bana “Sen vuramadın, cevizlerin hepsi benim” dedi. <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7;">Oyunu</span></nobr> kuran kurmuş. Sen ister vur, ister vurma, her zaman son söz işbirlikçi komprador uşağı muhtarın oğlunun... Ulan oğlum, cevizleri eşit olarak bölüşsek ve bütün köyün çocukları yese n’olur? Olmaz... Öyle mi? O zaman senin kafanı ceviz yapar, dağıtır, yeriz diyerek, taşı koydum kafasına...<br /><br /><strong>Sonra ne oldu? </strong><br /><br />Ben ne bileyim muhtarın oğlunun kanı pekmez gibi akarken, bunun bir başkaldırı ilanı olduğunu... Sen misin Muro, muhtarın oğlunun kafasını yaran? Muhtarın oğluna yapılan eylem muhtara, yani devlete yapılmış kabul edildi. İlk defa bu yüzden dağa kaçarken, “Oğlum Muro, bu iş böyle gitmez, ya bu düzen değişecek ya da sen bu düzenin çarkları arasında ceviz gibi dağılıp gideceksin” dedim. Uzun çözümlemelerim sonucu profesyonel devrimci olmaya karar verdim!<br /><br /><strong>Peki örgüte nasıl girdiniz? </strong><br /><br />Ne demek nasıl girdim? Nereye girecektim ya? <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7;">Futbol</span></nobr> kulübüne mi, dans kulübüne mi ya da lambada kulübüne mi gidip kıvırtma yapacaktım? Muro’ya tek seçenek kalmıştı. Örgüt! Peki hele bir sor? Neden?<br /><br /><strong>Neden? </strong><br /><br />Bu soruyu çok sordum kendime. Yılların devrimciliğiyle şöyle çözümleyebildim: Orada bana, taktik bilgime, stratejik birikimime ve lider kişiliğime ihtiyaç vardı. Halkımın çocuklarını sahipsiz bırakamazdım.<br /><br /><strong>Ama örgütle aranızda anlaşmazlıklar da oluyor...<br /></strong><br />Haksızlığın olduğu yerde Muro’nun başkaldırısı vardır. Ne yani örgütün metinleri ve liderleri kutsal mı? Örgüt olmuş basketbol takımı, beş kişi. Altıncıyı sahaya sürmüyorlar, üçlük sayı atacak benim gibi bir sürü devrimci var ama “Git tribünde otur” diyorlar. Yav gardaşım sayıyı çoğaltın bunu futbol takımı yapın ve 11’e çıkarın deriz. Cevap yok. Çünkü Muro kadroya girerse, emperyalistlerle şike olmayacak, teşvik primi alınmayacak, devrimci mücadele silahsız yapılacak, demokratik süreç işletilecek.<br /><br /><strong>Peki sizin bir lideriniz var mı? </strong><br /><br />Liderden bahsediyorsak, Lenin, Mao, Marks’ı unutmamak lazım. Burjuva çocuğu olmasına rağmen, Marks’ın yoldaşı Engels’i de analım. İlk okumaya başladığımda hayretler içersinde kaldım, meğer muhtarın oğluyla yaşadığımız sorun sadece benim sorunum değil, bütün insanlığın sorunuymuş.<br /><br /><strong>Muro’nun bir günü nasıl geçer?<br /></strong><br />Bir burjuva esprisiyle cevap vereyim: Az uyku, çok çalışma. Ha, ha, ha... Nalet olsun, bu burjuvalar kadar yalancı, sembollerle konuşan, popüler kültür kölesi insan grubunu ömrü hayatımda görmedim. Evet uykusuz kalıyorlar. Gardaşım o kadar gezersen, gündüz; kafelerde, brunchlarda, akşam; barlarda diskolarda dağıtırsan, tabii az uyursun. Ezilmiş halkımızı köle gibi çalıştırıyorlar, parasını bunlar yiyor. Neyse gelelim bana. Bir günüm kimi zaman baykuş gibi düşünceli, kimi zaman bir kanarya gibi cıvıl cıvıl neşeli geçiyor. Devrimci de sıradan bir insandır. Yani öfkesiyle, neşesiyle, hüznüyle ve tabii aşkıyla...<br /><br /><strong>Aşk demişken, Muro’nun aşk hayatı nasıl?<br /></strong><br />Bir devrimci uykusuz, silahsız, yoldaşsız, aç, susuz kalabilir ama aşksız asla? Aşk, önce çocukluğumuzda ağzımıza aldığımız leblebi tozunu havaya umarsızca püskürtmektir... Siyah önlüğü giyip, lastik ayakkabıları ayağına çekip ilkokulun yolunu tuttuğunda ise, dört kişinin oturduğu sırada seni bir sürpriz bekliyordur. Adı da Fidan’dır..<br /><br /><strong>Demek ilk aşkınızın adı Fidan’dı...<br /><br /></strong>Fidan bir körpe ağaç, dağda yeşeren bir nevruz çiçeğiydi... Ama onun başına da her Fidan’ın başına gelen geldi. Muhtarın oğlu ödedi başlık parasını, kızı koluna taktı. Yani Fidan’ın köküne baltayı vurdu.<br /><br /><strong>Peki Fidan’ı unutabildiniz mi? </strong><br /><br />Bu devrimci hayatım boyunca, nice ihanetleri, savaşları, mücadeleleri unuttum. Hâlâ o muhtarın oğlunun kolunda giderken, dönüp bana o kocaman siyah sıpa gözleriyle bakıp adeta Muro, beni bu zalimin ellerine verme diyen o anı unutamadım.<br /><br /><strong>Sevdiğinizi muhtarın oğlunun kapmasına nasıl razı oldunuz?<br /><br /></strong>Söz verdim, bundan sonraki Fidan’ları emperyalist, burjuva düzenine yedirtmeyeceğim. Yav şimdi benim niye yaramı deştiniz. Mecbur bir dörtlük, sekizlik aklıma geliyor: “Daşa verdim yanımı, toprak emdi kanımı, Azrail’e can vermezdim, canan aldı canımı. Oy dağlar, sümbüllü bağlar hey... Elinde altın şamdan, perdeyi kaldır camdan, al hançeri vur beni, ben usandım bu candan.”<br /><br /><strong>Sinema filmi herkesi çok güldürecek </strong><br /><br />Muro’ya hayat veren Mustafa Üstündağ bugüne kadar pek çok dizi ve sinema filminde oynamış. Ama onun kariyerini zirveye taşıyan kahraman Muro olmuş. Oyunculuk, önümüzdeki sezon Muro filmiyle beyazperdede de izleyeceğimiz Üstündağ’ın çocukluk hayaliymiş...<br /><br /><strong>Bir dizide oynadınız ve hayatınız değişti. Muro size ne kattı?<br /></strong><br />İşimi severek yaptım ve karşılığını aldım. Galiba doğru yerde, doğru zamanda ve doğru insanlarla karşı karşıya geldik. Muro’dan insan sevgisinin ne kadar değerli bir şey olduğunu öğrendim.<br /><br /><strong>Muro sinema filmi oluyor. Nasıl bir film izleyeceğiz?<br /></strong><br />Cezaevinden çıkan Muro ve Çeto, devrimi köyden başlatmak için köylerine dönüyorlar. İlk planları evlenip yuva kurarak örnek birer devrimci olmak. Oysa muhtar Muro ve Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendiriyor. Muro ve Çeto’nun devrim ütopyalarını gerçekleştirebilmeleri için kadınları bulup boşanmaları gerekiyor. Bunun için İstanbul’a geliyorlar ve başlarına gelmeyen kalmıyor. Çözümlemesini asla yapamayacakları bir örgütle karşı karşıya kalıyorlar. Bu film insanları çok güldürecek.<br /><br /><strong>Nerede büyüdünüz? </strong><br /><br />Mersin’de. Yazın sıcaktan üstümüz çıplak gezerdik. Zaten esmer olduğum için kapkara olurdum. Arkadaşlarım bana Kökler dizisinin zenci kölesinin adını takmıştı. Lakabım Kunte Kinte’ydi. Üç kişilik bir ailemiz vardı. Annem, babam ve ben. Ne yazık ki, ablamı 9 yaşındayken kaybettik.<br /><br /><strong>Başınız sağ olsun. Ablanız neden vefat etti? </strong><br /><br />10 aylık bebekken ateşlenmiş, doktora götürmüşler. Menenjit teşhisi konmuş ve yanlış tedavi uygulanmış. Ablam 9 yaşına kadar bitkisel hayatta kaldı. Benim 5 yaşıma girdiğim sabah vefat etti. Ondan sonra da hiç doğum günümü kutlamadım.<br /><br /><strong>Yaramaz bir çocuk muydunuz? </strong><br /><br />Sakınan göze çöp batar diye düşünerek ailem beni sokakta büyüttü. Ama geceleri odada yalnız kaldığım için kendi kendime kurmacalar üretip, hayali oyunlar oynuyordum. Bu da bir süre sonra gerçekmiş gibi oldu. Yalan söylemeye başladım. Ama bunlar pembe yalanlardı...<br /><br /><strong>Oyunculuğunuzun temelleri o günlerde mi atıldı?<br /></strong><br />Oyuncu olmasam yalancı olacaktım galiba. (Gülüyor) Küçükken bana ne olacaksın diye sorduklarında “Hacı olacağım” derdim. Bir yerde beyaz elbiselerde hacı kafilesi görüp özenmiştim. Lisede oyuncu olmak istedim. Babamın çalıştığı cam fabrikasında kirvem tiyatro yapıyordu. Ona özendim ve oyuncu oldum.<br /><br /><strong>Popüler olmak hayatınızda neleri değiştirdi?<br /><br /></strong>Bu karakter bana çok şey kattı. Kötü yanı ise artık rahat olamamak. Deniz kenarı beni çok mutlu ediyor, ama lanet olsun cep telefonlarına kameraları yerleştirenlere ki, her yerde görüntüleniyorsunuz.<br /><br /><strong>Annenizin size Muro diye seslendiği doğru mu? </strong><br /><br />Annem Muro’yu çok sevdi. Bana “Aaa Murom gelmiş” diyor. Annem benim en büyük hayranım.<br /><br /><strong>Nalet olsun Çeto sevgime </strong><br /><br /><strong>Sizi hep Çeto’yla tartışırken görüyoruz. Ne olacak sizin sonunuz?<br /><br /></strong>İşte bir muammanın ortasındayız. Her şeyi bilebilirim, çözümleyebilirim ama bu Çeto’nun ne yapacağını bırak ben, Kozmoz bile bilmiyor. Nalet olsun, Çeto kaygan bir balık, eline alırsın tutamazsın, suya atarsın ağını parçalar, olta atarsın ille o takılacak başka balığa bırakmaz. (Çeto duramıyor ve burada söze giriyor...)<br />Çeto: Aşkolsun başkanım, yani beni o kadar yaratık arasında balığa benzettin. Teessüf ederim...<br />Muro: İyi o zaman Çetin, sen kendini tanımla.<br />Çeto: Başkanım nasıl Muro kelimelere sığmazsa, Çetin de kelimelerle tarif edilemez.<br />Muro: Israr etsek Çetin?<br />Çeto: Israr derken başkanım?<br />Muro: Kafana sıktırtma Çeto, kendini anlat işte. Bak anan da okuyacak bunu.<br />Çeto: Anamın okuması yok ki başkanım.<br />Muro: Niye paraları tek tek biliyor, hele yüz bin lira diye yüz lira ver alıyor.<br />Çeto: Parayı bilir başkanım...<br />Muro: Neyse, bu röportajın konusu Çetin’in anası değil, ben Çeto’yu tarif edeyim. Nasıl Marks’ın Engels’i, Lenin’in Troçkisi, Fatih Terim’in Müfit’i, Fidel’in Che’si varsa, nalet olsun Muro’nun da bir Çeto’su var. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine ki, bu Çeto Gundi’sini çok seviyorum.<br />Çeto: Teşekkür ederim başkanım... </div>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-48756066085613737742008-06-22T03:11:00.000-07:002008-06-22T03:14:10.887-07:002008-06-22T03:14:10.887-07:00Çeto’nun komedyenlik günleri<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.haberturk.com/2008/06/21/kuturesim/cettoo123.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.haberturk.com/2008/06/21/kuturesim/cettoo123.jpg" alt="" border="0" /></a><br /><br />Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Muro’nun adamı Çeto rolünde oynayan Şefik Onatoğlu’nun ilk ekran macerası Beyaz Show ile başlamış… <p>Skytürk’te Cengiz Semercioğlu’nun Full Ekran programına konuk olan Şefik Onatoğlu, Televizyon gazetesinin aktardığına göre, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde çok dikkat çeken Çeto karakterinden önce, Beyaz Show’daki skeçlerde de oynadığını söyledi.</p> <p>Ekranlar ilk olarak Beyaz’ın programında gelen Şefik Onatoğlu, Çeto olarak tanınmadan önce daha çok güldürü programlarında yer almış. <span id="more-443"></span>Onatoğlu, “Beyaz Show’da skeçlerde oynuyorduk biz. O zaman Beyaz, skeçleri kendisi yapmayacaktı, başkaları yapacaktı, öyle bir karar alınmıştı. Bir kaç bölüm sonra kaldırdılar. Show’un içinde, program devam ederken, onu izleyen ve eleştiren 3-5 karakter vardı. Kimi Beyaz’a karşı, kimi yanında olan tiplerden birisi de bendim. Geçen yıl yayınlanan Güldür Bakalım programında da yardımcı oyuncu olarak katılmıştım” dedi.</p> <p style="text-align: center;"><img src="http://h2.haberturk.com/Resimler/9315_421x281.gif" alt="" width="428" height="281" /></p> <p><strong>YILDIRIM DA REKLAM DA OYNAMIŞ</strong></p> <p>Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Muro, Çeto ve Yıldırım üçlüsünden Yıldırım’ı canlandıran Eray Türk de bir reklam filminde oynamış. Türk, Kayahan’ın eşiyle birlikte oynadıkları ekmek makinası reklamında fırıncının çırağı rolüyle ilk kez ekranlarda göründüğünü söyledi.</p> <p style="text-align: right;">Kaynak: h2.haberturk.com/01Detay.aspx?ID=9315&amp;Kat=17&amp;dt=2008/06/21</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-1397236283820628642008-06-21T03:32:00.000-07:002008-06-21T03:37:57.200-07:002008-06-21T03:37:57.200-07:00Muro, Çeto, Yıldırım<object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.4"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="flashVars" value="id=8390409"><embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.4" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" flashvars="id=8390409" width="425" height="355"></embed></object>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-50157169682163307902008-06-21T03:30:00.000-07:002008-06-21T03:32:05.156-07:002008-06-21T03:32:05.156-07:00MURO'NUN KÜÇÜK EMRAH YILLARI<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/5986/5835986.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/5986/5835986.jpg" alt="" border="0" /></a><b>Muro’yu canlandıran Mustafa Üstündağ’ın öğrencilik yıllarındaki komik görüntüleri.</b><br /><br /><p><a href="http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=13370&amp;rid=2368" target="_BLANK"><strong>İŞTE O FOTOĞRAFLAR</strong></a></p> <p> Cengiz Semercioğlu’nun Full Ekran programına konuk olan Mustafa Üstündağ, öğrenciyken oynadığı ’7 Numara’ dizisinin görüntüleri ekrana getirilince çok şaşırdı. Muro olarak hafızalara kazınan Üstündağ’ın o zamanki görüntüleri ve rol gereği çizdiği tam tersi karakter ekran başındakileri de bir hayli güldürdü. </p> <p>Yaklaşık 7-8 yıl önce yayınlanan ve Şebnem Sönmez, Engin Alkan ve Olgun Şimşek’in de oynadıkları dizideki rolü için, "Muro’nun Küçük Emrah yılları" olarak gösterilen bölümlere Mustafa Üstündağ da çok güldü. </p> <p>Üstündağ, Semercioğlu’nun "Karizmayı çiziyor muyuz biraz senin?" sözlerine de "Hayır canım, nihayetinde benim yapmış olduğum işler. Yaptığım her işin arkasındayım. Bu bir süreçtir, yarın daha iyi olacak. Bundan 15 yıl sonra belki çok daha iyi bir şeyler çıkacak. Bunlar olmasaydı, bu pratikleri yapmış olmasaydım, şu an burada olmayabilirdim. O dizi bana ilaç gibi gelmişti o dönem" cevabını verdi. (televizyongazetesi)</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-691053318664750512008-06-19T13:00:00.000-07:002008-06-19T13:01:06.816-07:002008-06-19T13:01:06.816-07:00Muro'nun içindeki oyunculuk aşkı<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img210.imageshack.us/img210/8436/kvpkd9.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 254px; height: 274px;" src="http://img210.imageshack.us/img210/8436/kvpkd9.jpg" alt="" border="0" /></a>'İçindeki oyunculuk sevgisi' için Mersin'den, teyze kızının yüzüğünü satarak İstanbul'a gelen Kurtlar Vadisi Pusu'nun 'Muro'su şimdi milyonları kahkahaya boğuyor.<br /></p><div id="post_message_41072"><br />‘Kurtlar Vadisi Pusu’nun ‘Muro’su Mustafa Üstündağ oyunculuk tutkusuyla Mersin’den İstanbul’a gelmeyi kafasına koyduğunda imdadına teyze kızı yetişmiş. Yüzüğünü satarak İstanbul bileti aldığı kuzeni için “İyiliğini asla unutamam” diyor<br /><br />Mustafa Üstündağ ya da nam-ı diğer “Muro”... “Kurtlar Vadisi Pusu”da canlandırdığı “Muro” sayesinde ünlenen, replikleriyle milyonları güldüren Mustafa Üstündağ, Mersin’den İstanbul’a uzanan çileli bir hayatın da sahibi.<br /><br />Onun tek tutkusu vardı; oyuncu olmak. Liseyi bitirir bitirmez şov dünyasının başkenti İstanbul’a gelmeyi kafasına koydu ama bunun için yol parası bile yoktu.<br /><br />İmdadına Yıldız teyzesinin kızı yetişti. Teyze kızı Şerife Akün, parmağındaki yüzüğü çıkarıp ona verdi. 1996 yılında o yüzüğü satarak aldığı biletle İstanbul’un yolunu tuttu. İlk durağı akrabalarının da bulunduğu Pendik oldu. Onların sayesinde komşuları tiyatrocu Çetin Etili ile tanıştı.<br /><br />Tiyatronun eğitimini almayı kafaya koyan Üstündağ, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne girdi. Önce ufak tefek roller oynadı. Ardından “Uy Başıma Gelenler”, “Aşka Sürgün” ve “Emret Komutanım” gibi diziler geldi. Oynadığı son dizi olan “Kurtlar Vadisi Pusu” onu zirveye taşıdı.<br />Öyle ki Pana Film, dizide canlandırdığı “Muro” tiplemesini başlı başına bir film karakteri yapmaya karar verdi.<br /><br />“Muro” ile “Çeto”nun ilginç serüvenleri bu yaz film olacak ve Kurban Bayramı’nda da vizyona çıkacak.<br />Mustafa Üstündağ’la “Cafe Sohbeti” için Çiçek Bar’da buluştuk.<br />Üstündağ, bir sohbette kanınızın ısınacağı türden biri.<br />Söyleşinin sonuna doğru konu Üstündağ’ın anne ve babasıyla ilişkilerine gelince işin rengi değişti.<br /><br />Üstündağ, göğüs kanserine yakalanan annesinin hastalığa karşı verdiği savaşta hep yanında olduğunu, şimdilik kanseri yenen annesinin ilaç tedavisinin sürdüğünü söyledi. Oyuncu “Babam 4.5 yıl önce vefat etti. Keşke ‘Muro’yu oynadığımı görseydi” dedi ama devamını getiremedi. Çünkü gözleri doldu, ağlamaya başladı. Babasıyla yaptığı son görüşmede kendisinden para istediğini ama olmadığı için gönderememiş olmanın bir hançer gibi içine saplandığını anlattı.<br /><br />Oynamaya başlamadan önce “Kurtlar Vadisi”ni izliyor muydun?<br />Sürekli bir televizyon izleme alışkanlığım yok. “Kurtlar Vadisi”ne başlamadan önce birkaç bölümünü takip ettim, ne var, ne oluyor diye...<br /><br />Teklif geldiğinde kaç bölümlük bir işti. O rol sonra nasıl büyüdü?<br />Diziyi konuştuğumuzda “Bölüm garantisi veremiyoruz” dediler. Sonrasında da süreç böyle gelişti.<br /><br />“Muro” çok sınırda bir rol... O yüzden dizi seyircilerini bile böldü. Kimi “Teröristi niye sempatik gösteriyorsunuz?” dedi, kimi “Onu sakın öldürmeyin”... Bunun sana yansıması nasıl oldu?<br />Evet örgüte bir lanet okuma var. Ama benim rolü ele alış biçimimi de sevdiler. Mustafa’yla Muro’yu birbirine karıştırmadı insanlar. “Eline sağlık çok güzel oynuyorsun” dediler hep. Karşı çıkanlar bile “Çok iyi bir oyunculuk ama dizide böyle bir karakter doğru mu?” dedi.<br /><br />“Avrupa Yakası” için denir ki hep, “Gülse Birsel herkesin rolünü yazar, Engin Günaydın’a iş gelince sağ tarafı boş bırakır, Engin kendi oynar”... Bu anlamda Mustafa Üstündağ’ın Muro’ya kattığı ne var?<br />Karakter tamamlandıktan sonra ve ben karaktere hakim olmaya başladıktan sonra yazılan text üzerinden arada bir iki doğaçlama yapabiliyorum.<br /><br />Nedir o doğaçlamalar mesela?<br />Mesela ‘Burjuva donu’ öyle çıktı. Senaryoda yoktu. Muro, çocuğun beline silah koyup eyleme gönderiyor. Eray’ın (Yıldırım’ı oynayan Eray Türk) belini açtım baktım bir mavi don var. Ne ulan bu don masmavi... Döndüm Çeto’ya “bundan sonra örgütte kimse burjuva donu giymeyecek” dedim. Zübeyir de “Kalsın” dedi... Genel havayı bozmadan öyle şeyler yapıyoruz.<br /><br />Dizide kaçıncı bölümde girdin?<br />14. bölümde girdim Allah’a çok şükür 41. bölümü ölmeden tamamladım. Her sete gidişimde inşallah bugün ölmem diye dua ediyordum, dualarım kabul oldu! (Gülüyor)<br /><br />İnternete girip “Muro” diye arama yaptığında karşına binlerce doküman geliyor. Dizide söyledikleri insanların diline pelesenk oldu. Mustafa Üstündağ’ın en beğendiği “Muro sözü, repliği” hangisi?<br />“Lanet olsun içimdeki insan sevgisine” tabii ki...<br /><br />Muro bugüne kadar ölmekten nasıl yırttı? Yoksa senin sete giderken “İnşallah bu bölüm ölmem” diye yaptığın dualar mı onu kurtardı?<br />Çok sıcak geldi seyirciye... Gülüyor, ağlıyor, şarkı ve türkü söylüyor. Çeto’nun annesini taklit ediyor. İçimizden biri gibi aslında adam.<br /><br />Dizide “Çeto”yu oynayan Şefik Onatoğlu da sizin gibi Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin öğrencisi. Tanışıyor musunuz? Dizide oynaması için sen mi önerdin?<br />Okuldan tanıyorum, çünkü Mustafa Hoca’nın (Alabora) asistanlığını yapıyordum. Pana Film’e, bizim okulda çok yetenekli bir çocuk var dedim, tanıştılar, “Çeto”yu oynamaya başladı.<br /><br />MGSM’yi bitirmiş olmana rağmen orayla bağın sürüyor mu?<br />Tabii... Biz orada parasız okuduğumuz için o bizim boynumuzun borcu... Müjdat Gezen’in yaktığı o ateşi söndürmeyeceğiz.<br /><br />‘Yolunda giden bir ilişkim var’<br />Sevgilin var mı?<br />Şu anda yolunda giden bir ilişkim var.<br /><br />Kız arkadaşın da oyuncu mu?<br />Değil.<br /><br />“Muro”dan önce başlayan bir arkadaşlık mı?<br />Öncesinden.<br /><br />Şöhret bozmadı ilişkiyi?<br />Aman abi...<br /><br />Keşke yapmasaydım dediğin ne var?<br />Hiçbir şey için keşke yapmasaydım demedim, inşallah bundan sonra da demem.<br /><br />İyi ki yapmışım dediğin?<br />İyi ki oyunculuk konusunda ısrarlı olmuşum.<br /><br />Mutlaka yapmalıyım dediğin ne var?<br />Yamaç paraşütü yapmak istiyorum.<br /><br />Teyzenizin kızı Şerife’den aldığınız altın yüzük borcunu ödedin mi?<br />Daha ödemedim.<br /><br />Ayıp değil mi? Tam 12 sene oldu.<br />Artık bir tane burma bilezik alıp götüreceğim ona... Geçen gün telefon açtı. “Adana’ya gelecek misin?” diye sordu. Geleceğim deyince “Koluna girip seninle Gazipaşa’da dolaşacağım” dedi. Onun bana yaptığı iyiliği asla unutamam.<br /><br />Muro ve Çeto’nun filmi çekiliyor<br />“Ne olacak, ne bitecek diye ben de çok merak ediyorum. Henüz senaryo ile karşı karşıya gelemediğim için hikâyeyi kaba taslak anlatabilirim. ‘Muro’ ile ‘Çeto’ cezaevinden çıkarlar ve derler ki, “Biz artık köyümüze dönelim, evlenelim, aile kuralım ve örnek birer devrimci olarak başlayalım devrimi yapmaya”. Ancak köye gittiklerinde öğrenirler ki, muhtar cezaevindeyken onları Ruslarla evlendirmiş. Ütopyalarını gerçekleştirebilmek için önce mevcut eşlerinden boşanmaları gerekir. Bunun için Rus eşlerinin yaşadığı İstanbul’a gelirler. Film bu yaz çekilecek Kurban Bayramı’nda vizyona girecek. Filmi Zübeyir Şaşmaz yönetecek. Filmde, dizideki ‘Yıldırım’ da olacak.”<br /><br />10 ismin çağrıştırdıkları<br />Necati Şaşmaz : Seviyorum<br />Gürkan Uygun : İyi ki tanımışım<br />Kenan Çoban : İyi arkadaşım<br />Erhan Ufak : Komik<br />Hüseyin Avni Danyal : Trabzon<br />Musa Uzunlar : Nâzımım<br />Tarkan Tüzmen : Albümü vardı<br />Bahadır Özdener : İyi yazıyor<br />Müjdat Gezen : Babam<br />Muzaffer Hiçdurmaz : Devrim<br /><br /><br />Ali Eyüboğlu/Milliyet</div>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-84626539202350679692008-06-19T12:59:00.000-07:002008-06-19T13:00:17.315-07:002008-06-19T13:00:17.315-07:00<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img341.imageshack.us/img341/6413/kvpusudd5.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img341.imageshack.us/img341/6413/kvpusudd5.jpg" alt="" border="0" /></a><span style="font-weight: bold;">Çek Cumhuriyeti maçı sonrasında atv Haber'in hazırladığı Fatih Terim 'detay haberi' oldukça ilginçti. Terim'in maç boyunca her hareketi mercek altına alınmış. İşte bu görüntüleri izlerken uzun süredir aklımdaki şeyi tekrar düşündüm. Fatih Terim, bence en kısa sürede Kurtlar Vadisi'nin kadrosuna dahil edilmeli... Bütün duygularını hareketleri ve mimiklerine bu kadar yansıtabilen Terim, Vadi'ye çok yakışır. İtalyanlar'ı andıran fiziği de eminim Terim'e oyunculukta başarının kapılarını açar. Ancak Milli Takım teknik direktörü kötü bir karakteri canlandıramayacağı için derin devletin esas adamlarından biri olur. Ne dersiniz?</span><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> TAKVİM / Nilgün K.Tahmaz</span>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-43798732655578558482008-06-19T12:58:00.000-07:002008-06-19T12:59:07.831-07:002008-06-19T12:59:07.831-07:00Kadınların hayranlığını görmedim<p><span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);">Kurtlar Vadisi’nin Muro’su Mustafa Üstündağ, kadınların kendisine olan hayranlığını henüz görmediğini söyledi.</span><br /><br /><img style="font-weight: bold;" id="ncode_imageresizer_container_1" src="http://www.televizyongazetesi.com/img/haber/manset/mustafaustundag_hbr2.jpg" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" border="0" /><br /><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> Habertürk’te Saba Tümer’in programına katılan Mustafa Üstündağ, "Kadınların size olan hayranlığı ne olacak?" sorusu üzerine "Ben görmedim daha" diyerek imalı bir açıklamada bulundu.</span><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> Kız arkadaşı olduğunu söyleyen Muro, özel hayatı ile ilgili başka detay vermek istemedi. "İnsanların yaptığı işten dolayı sevilmesi güzel bir şey" diye konuşan Mustafa Üstündağ, Muro karakteri sayesinde karşı cinsten sanıldığı gibi çok ilgi görmediğini belirtti.</span><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> Üstündağ, "Öyle bir şey yaşamadım daha. Ben genelde Kadıköy çevresinde yaya olarak gezen bir adamım. Sadece resim çektiriyoruz. ’Merhaba, nasılsınız, iyi misiniz?’ gibi. Tarkan değilim nihayetinde" dedi.</span><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> MURO ve ÇETO FİLMDE BULUŞUYOR</span><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> Mustafa Üstündağ, Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki devrimci arkadaşı Çeto ile birlikte eğlenceli bir filmde bir araya gelecek. Pana Film’in yapımcılığındaki filmin çekimleri Ağustos ayında başlayacak.</span><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> Filmin konusundan bahseden Mustafa Üstündağ, dizideki devrimci arkadaşlarıyla birlikte devrimi gereçekleştirmek üzere köylerine döneceklerini ancak döndükleri zaman muhtarın kendilerini Rus kadınlarla kağıt üstünde evlendirdiğini görüp İstanbul’a dönerek o kadınları aramaya başlayacaklarını anlattı.</span><br /><br /><span style="font-weight: bold;"> KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ</span></p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-76088798961104090832008-06-18T11:11:00.000-07:002008-06-18T11:12:42.025-07:002008-06-18T11:12:42.025-07:00Muro ve Çeto ikilisi skytürktv ekranlarında<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_eb2oHA5N4IE/SFlNAGNb1TI/AAAAAAAACxM/Mp9Luhzuquo/s1600-h/sky_trk_logo.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_eb2oHA5N4IE/SFlNAGNb1TI/AAAAAAAACxM/Mp9Luhzuquo/s400/sky_trk_logo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213282707720361266" border="0" /></a><span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:85%;" ></span> Bu sezon Kurtlar Vadisi’ne apayrı bir lezzet ve mizah katan iki isim oldu Muro ile Çeto. Aralarında geçen konuşmalar, çoğu zaman Bizim Ekran’da da yer buldu. Metropol tilkisiyle kader arkadaşı, yani Mustafa Üstündağ ile Şefik Onatoğlu, bu gece 23.30’da Skytürk ekranındaki Cengiz Semercioğlu’nun canlı yayınlanan programı Full Ekran’a konuk olacaklar. İki yetenekli ve birbirlerini tamamlayan oyuncu, hem kendi oyunculuk serüvenlerini hem de Kurtlar Vadisi Pusu’daki öykülerini anlatacaklar. Ve eminim yine bu köşeye alacağımız nefis diyalogları paylaşacak, birbirleriyle paslaşarak hepimizi gülmekten yerlere yatıracaklar. Kaçırmayın...Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-812122764351070232008-06-18T02:13:00.000-07:002008-06-18T02:16:28.479-07:002008-06-18T02:16:28.479-07:00Kurtlar Vadisi İSÖM Yaz Kampı'nda<img src="http://image.haber7.com/haber/122691.jpg" style="border-style: solid; border-color: rgb(243, 243, 243) rgb(201, 201, 201) rgb(211, 211, 211) rgb(236, 236, 236); border-width: 1px; margin-right: 12px;" align="left" /> <span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; line-height: 22px; font-size-adjust: none; font-stretch: normal;font-family:Arial;font-size:16;" ><span style="font-size:85%;">İBB Özürlüler Yaz Kampı’na gelen Kurtlar Vadisi’nin sevilen oyuncuları Güllü Erhan ve Abdulhey zihinsel özürlü çocuklarla beraber ağaç dikti.</span><br /></span><p>İBB Özürlüler Yaz Kampı’na gelen Kurtlar Vadisi’nin sevilen oyuncuları Güllü Erhan ve Abdulhey zihinsel özürlü çocuklarla beraber ağaç diktiler.<br /><br />İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sağlık ve<span style="font-weight: bold;"> <a href="http://www.kv-pusufan.com">Sosyal</a></span><nobr><a href="http://www.kv-pusufan.com"><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7;"></span></a></nobr> Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Özürlüler Müdürlüğü (İSÖM) İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Özürlüler Müdürlüğü (İSÖM) Özürlüler Yaz Kampı’nda Meyve Ağaç Dikim Şöleni düzenledi.<br /><br />Kurtlar Vadisi ekibinin sevilen oyuncuları Erhan Ufuk (Güllü Erhan) ve Kenan Çoban’ın (Abdulhey) katıldığı şölene özürlü 800 çocuk katıldı. Özürlü çocuklarla bir araya gelen oyuncular büyük ilgi gördüler. Abdulhey ve Güllü ile toplu Resim <nobr></nobr> çekilen özürlü çocukların çok mutlu olduğu gözlendi.<br /><br /><nobr><span style="font-weight: bold;">Açılış </span></nobr>konuşmasında Yaz Kampı hakkında bilgi veren Özürlüler Müdürü Bekir Köksal programa katılarak İSÖM’ün çalışmalarına destek veren oyunculara teşekkür etti. İSÖM Zihinsel Özürlüler Gösteri Sanatları Topluluğu’nun Mehteran, Kafkas ve Horon gösterisinden sonra ünlü oyuncular özürlülerle beraber ağaç diktiler. </p> <p><img style="border: 1px solid rgb(51, 51, 255);" src="http://image.haber7.com/haber/122698.jpg" border="0" /></p> <p>Böylesine güzel ve duyarlı bir etkinliğe çağrıldıkları için mutlu olduklarını ifade eden Çoban ve Ufak, engellilerle birlikte çok güzel vakit geçirdiklerini söyledi. Engelli çocukların yaptığı gösterilerden etkilendiğini ifade eden Çoban, çocukların çok başarılı şeylere imza attığını belirterek "Hepsini teker teker takdir ediyorum. Bu imkânı onlara sunarak gelişmelerine fırsat veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" dedi.<br /></p> <p>Haber7</p>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-2851015766001894012008-06-18T02:10:00.000-07:002008-06-18T02:13:27.487-07:002008-06-18T02:13:27.487-07:00Muro sinema filminin konusu artık belli oldu<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.resimsakla.com/data/media/439/muro_murat3_big.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.resimsakla.com/data/media/439/muro_murat3_big.jpg" alt="" border="0" /></a>Habertürk'te yayınlanan "Saba Tümer'le Bu Gece" isimli programda Saba Tümer'in konuğu olan Kurtlar Vadisi Pusu'nun Muro'su Mustafa Üstündağ, Pana Film tarafından bu yaz çekilecek "Muro" nun sinema filminin konusunu açıkladı.<br /><br />Muro ile Çeto cezaevinden çıkarlar. Devrimi gerçekleştirecekleri yer köyleri. Köylerine giderler. Bir giderler ve muhtar iki Rus bayanla habersizce evlendirilmişlerdir. Muro ve Çeto da "Devrim için önce onları bulup onlardan boşanmaları gerekir" diye düşünür.<br />Temmuz-Ağustos aylarında çekimlerine başlanacak sinema filminde "<a href="http://www.kv-pusufan.com">Kurtlar Vadisi Pusu</a>"dan Muro,Çeto ve Yıldırım karakteri başrollerde olacak.Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-45636206630187670142008-06-16T13:36:00.002-07:002008-06-16T13:37:37.225-07:002008-06-16T13:37:37.225-07:00Polat artık sevemez!<span style="font-family:arial;font-size:85%;"> BİR gün önce bir okurumun e-postasını yayınlamıştım, "Polat sevmeli, yeniden bir kadınla birlikte olmalı, aşk ve sevgi ona çok yakışıyor" diye. Zararsız bir e-posta sanıyordum, ama değilmiş, tam anlamıyla kıyamet koptu, posta kutuma protesto mesajları yağdı. Tümü de kadın olan okurlar, Polat'ın bırakın evlenmesini, yeniden âşık olmasını da istemiyorlar. Mesajlar çok uzun, bu nedenle dördünü çok kısa olarak vermek istiyorum. Önce Yasemin Yılmaz'dan bir alıntı... "Polat'ın o kadar değer verdiği, sevdiği, koruyup kolladığı, mabedim, kutsalım, hiç bir hekime göstermediğim yaram, yârim dediği; asla ihanet etmeyeceğim, ben onu kaybetmedim kimselerin giremeyeceği yere sakladım diye tanımladığı, yanında olsa da, olmasa da sevdiği, bir gönülde iki sevda olmaz dediği kadını unutması mümkün mü? Polat ëBiz sevdiklerimizi toprağa değil, kalbimize gömeriz' demişti. Nasıl olur da Elif'i unutup başka aşklara yelken açar?" Little Girl rumuzuyla yazan okurumun sözleri farklı. "Efsaneyi efsane yapan o güzel aşkı istiyoruz dedik hep... Efsaneyi efsane yapan unsurlar vardır; yönetmeni, senaristi, set ekibi, oyuncusu, konusu ve SEYİRCİSİ. İşte o seyircinin sizden bir ricası var. Son yapımda bir şeyler eksik... İçimizi ısıtabilecek, gerektiğinde hırsını, gücünü, olgunluğunu, çocuksuluğunu, asiliğini, öfkesini, sevincini, yumuşaklığını, KALBİNİ, SEVGİSİNİ görebileceğimiz bir KADIN oyuncusu yok. Tabiri caizse adam gibi KADIN OYUNCU istiyoruz." Nisan Aksu ise "aşka hayır" diyenlerden. "Biz Kurtlar Vadisinde büyük bir aşk izledik, dizi aşklarının dışında bir aşk hikâyesiydi bu. Polat yeniden âşık olursa, benim gözümde sürekli âşık olan pembe dizi kahramanlarından farkı kalmayacak. Seyirci olarak, Polat'ın bir vatan aşkını, bir Elif aşkını takdir ederdim." Yonca Gökşen iki gün üst üste yazdı, sayfalar dolduracak kadar uzun. "O Polat Alemdar ki, sevdiği hastanedeyken yakalanmayı göze alıp yaralı haliyle başında bekleyen, ëTanrıdan diledim bu kadar dilek' türküsünü her dinleyişimizde gözlerimizi dolu dolu yapan bir dizi kahramanı, bu kadar vefalı bir âşık... ëSen tertemizsin eğer sen hayatımda olmazsan neden bu pisliğin içinde savaşıp durayım ki' diyerek onu hayatının merkezi yapan biri... Elbette Kurtlar Vadisi'ni aşk hikâyesi olarak izlemedik, ama bu güzel ve unutulmaz aşk hikâyesi de bonus gibi geldi. Polat'ın aşk bakışlarına hastayım, çapkın Polat'ı özledim diyenler aşk istiyor diye uydurma aşk hikâyeleri yazacaklarsa, benim de tepkim olur elbette. Benim için Elif tek, kim gelirse gelsin onun sıcaklığını, ilkliğini, dokunulmazlığını dolduramayacak."<br /><b>Türkler kimi destekledi?</b><br />İSVEÇ-İspanya maçında Türk seyirciler ikiye ayrılmış, Fenerbahçeliler, sarı-lacivert forma giyen İsveç'i, Galatasaraylılar da sarı-kırmızı formalı İspanya'yı desteklemişler. Sonuçta gülen, Galatasaraylılar ve İspanya oldu... Ve şampiyonayı uydudaki Atv'den izleyemeyip, Alman ART ve ZDF kanallarından izlerken, bir konu dikkatimi çekti. Almanlar bizim maç anlatıcılar gibi haykırıp, ağlamıyorlar. Milli maçlarımızda feryat bir dereceye kadar kabul de, yabancı maçlarda bu maç anlatıcılara ne oluyor?<br /><b>Müjde kenara çekildi</b><br />TELEVİZYON programlarındaki ilginç konuşmalarıyla gündem oluşturan Müjde Ar, TRT'deki Altın Adımlar yarışmasında kenara çekilmiş gibi görünüyor, çünkü Aşkın Nur Yengi'nin kimseye fırsat tanımayacağı belli, amacı dikkat çekmek... Bu hafta Müjde Ar gerçekten de şıktı, kırmızı tuvaletiyle göz dolduruyordu, ama yanındaki Yengi de kırmızılar içinde, parmağındaki koca yüzüğü göstermek için, eli ağzında konuşunca işin tadı kaçtı.<br /><b>Bunun neresi Türkçe?</b><br />DURMADAN Türkçeyi kurtarma çalışmaları yapılacağından söz ediliyor, ama öncelikle TV sunucuları kontrole alınmalı. Dizilere bakıyorum, oyuncular her cümleyi "Yavv" diye bitiriyorlar. Onlar kullandıkça sokaktaki gençlerin dili bozuluyor... Cumartesi günü yeni adı Ülke TV olan, ama programları değişmeyen Haber 7'de Hafta Sonu programının sunucusu, "Çok önemli tefekkürlere vesile olmuş kişileri kaybettik..." diye Türkçeyi paralıyordu! "mütefekkir" demek için bu kadar saçma cümle kurgusuna ne gerek var. Muhafazakar olmak anlaşılır olmamayı gerektirmez.<br /><b>Saylan farkı</b><br />TÜRKAN Saylan, CNNTURK'ün Kanser ve Yaşam programına konuk oldu, kanser hastalarının yaşamın ta içinde olmalarının sağlayacağı yararları anlattı, bir anlamda örnek oldu. Bir bilim kadınının, bir laiklik savaşçısının bu amansız hastalıkla mücadelesi, pek çok hastayı yeniden yaşama döndürebilecek kadar etkili...</span><br />Kaynak : <a href="http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=15">Tercüman Gazetesi</a>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-43801884957458795022008-06-16T13:36:00.000-07:002008-06-16T13:37:35.913-07:002008-06-16T13:37:35.913-07:00Polat artık sevemez!<span style="font-family:arial;font-size:85%;"> BİR gün önce bir okurumun e-postasını yayınlamıştım, "Polat sevmeli, yeniden bir kadınla birlikte olmalı, aşk ve sevgi ona çok yakışıyor" diye. Zararsız bir e-posta sanıyordum, ama değilmiş, tam anlamıyla kıyamet koptu, posta kutuma protesto mesajları yağdı. Tümü de kadın olan okurlar, Polat'ın bırakın evlenmesini, yeniden âşık olmasını da istemiyorlar. Mesajlar çok uzun, bu nedenle dördünü çok kısa olarak vermek istiyorum. Önce Yasemin Yılmaz'dan bir alıntı... "Polat'ın o kadar değer verdiği, sevdiği, koruyup kolladığı, mabedim, kutsalım, hiç bir hekime göstermediğim yaram, yârim dediği; asla ihanet etmeyeceğim, ben onu kaybetmedim kimselerin giremeyeceği yere sakladım diye tanımladığı, yanında olsa da, olmasa da sevdiği, bir gönülde iki sevda olmaz dediği kadını unutması mümkün mü? Polat ëBiz sevdiklerimizi toprağa değil, kalbimize gömeriz' demişti. Nasıl olur da Elif'i unutup başka aşklara yelken açar?" Little Girl rumuzuyla yazan okurumun sözleri farklı. "Efsaneyi efsane yapan o güzel aşkı istiyoruz dedik hep... Efsaneyi efsane yapan unsurlar vardır; yönetmeni, senaristi, set ekibi, oyuncusu, konusu ve SEYİRCİSİ. İşte o seyircinin sizden bir ricası var. Son yapımda bir şeyler eksik... İçimizi ısıtabilecek, gerektiğinde hırsını, gücünü, olgunluğunu, çocuksuluğunu, asiliğini, öfkesini, sevincini, yumuşaklığını, KALBİNİ, SEVGİSİNİ görebileceğimiz bir KADIN oyuncusu yok. Tabiri caizse adam gibi KADIN OYUNCU istiyoruz." Nisan Aksu ise "aşka hayır" diyenlerden. "Biz Kurtlar Vadisinde büyük bir aşk izledik, dizi aşklarının dışında bir aşk hikâyesiydi bu. Polat yeniden âşık olursa, benim gözümde sürekli âşık olan pembe dizi kahramanlarından farkı kalmayacak. Seyirci olarak, Polat'ın bir vatan aşkını, bir Elif aşkını takdir ederdim." Yonca Gökşen iki gün üst üste yazdı, sayfalar dolduracak kadar uzun. "O Polat Alemdar ki, sevdiği hastanedeyken yakalanmayı göze alıp yaralı haliyle başında bekleyen, ëTanrıdan diledim bu kadar dilek' türküsünü her dinleyişimizde gözlerimizi dolu dolu yapan bir dizi kahramanı, bu kadar vefalı bir âşık... ëSen tertemizsin eğer sen hayatımda olmazsan neden bu pisliğin içinde savaşıp durayım ki' diyerek onu hayatının merkezi yapan biri... Elbette Kurtlar Vadisi'ni aşk hikâyesi olarak izlemedik, ama bu güzel ve unutulmaz aşk hikâyesi de bonus gibi geldi. Polat'ın aşk bakışlarına hastayım, çapkın Polat'ı özledim diyenler aşk istiyor diye uydurma aşk hikâyeleri yazacaklarsa, benim de tepkim olur elbette. Benim için Elif tek, kim gelirse gelsin onun sıcaklığını, ilkliğini, dokunulmazlığını dolduramayacak."<br /><b>Türkler kimi destekledi?</b><br />İSVEÇ-İspanya maçında Türk seyirciler ikiye ayrılmış, Fenerbahçeliler, sarı-lacivert forma giyen İsveç'i, Galatasaraylılar da sarı-kırmızı formalı İspanya'yı desteklemişler. Sonuçta gülen, Galatasaraylılar ve İspanya oldu... Ve şampiyonayı uydudaki Atv'den izleyemeyip, Alman ART ve ZDF kanallarından izlerken, bir konu dikkatimi çekti. Almanlar bizim maç anlatıcılar gibi haykırıp, ağlamıyorlar. Milli maçlarımızda feryat bir dereceye kadar kabul de, yabancı maçlarda bu maç anlatıcılara ne oluyor?<br /><b>Müjde kenara çekildi</b><br />TELEVİZYON programlarındaki ilginç konuşmalarıyla gündem oluşturan Müjde Ar, TRT'deki Altın Adımlar yarışmasında kenara çekilmiş gibi görünüyor, çünkü Aşkın Nur Yengi'nin kimseye fırsat tanımayacağı belli, amacı dikkat çekmek... Bu hafta Müjde Ar gerçekten de şıktı, kırmızı tuvaletiyle göz dolduruyordu, ama yanındaki Yengi de kırmızılar içinde, parmağındaki koca yüzüğü göstermek için, eli ağzında konuşunca işin tadı kaçtı.<br /><b>Bunun neresi Türkçe?</b><br />DURMADAN Türkçeyi kurtarma çalışmaları yapılacağından söz ediliyor, ama öncelikle TV sunucuları kontrole alınmalı. Dizilere bakıyorum, oyuncular her cümleyi "Yavv" diye bitiriyorlar. Onlar kullandıkça sokaktaki gençlerin dili bozuluyor... Cumartesi günü yeni adı Ülke TV olan, ama programları değişmeyen Haber 7'de Hafta Sonu programının sunucusu, "Çok önemli tefekkürlere vesile olmuş kişileri kaybettik..." diye Türkçeyi paralıyordu! "mütefekkir" demek için bu kadar saçma cümle kurgusuna ne gerek var. Muhafazakar olmak anlaşılır olmamayı gerektirmez.<br /><b>Saylan farkı</b><br />TÜRKAN Saylan, CNNTURK'ün Kanser ve Yaşam programına konuk oldu, kanser hastalarının yaşamın ta içinde olmalarının sağlayacağı yararları anlattı, bir anlamda örnek oldu. Bir bilim kadınının, bir laiklik savaşçısının bu amansız hastalıkla mücadelesi, pek çok hastayı yeniden yaşama döndürebilecek kadar etkili...</span><br />Kaynak : <a href="http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=15">Tercüman Gazetesi</a>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-5998462424745094452008-06-16T13:34:00.000-07:002008-06-16T13:36:18.120-07:002008-06-16T13:36:18.120-07:00KURTLAR VADİSİ'NİN MURO'SU BU AKŞAM CANLI YAYINDAMuro karakterini canlandıran Mustafa Üstündağ, bu akşam "Saba Tümer'le Bu Gece"nin konuğu olacak.<br /><br />Saba Tümer, birbirinden ilginç konu ve konuklarıyla hafta içi her gece Habertürk ekranların gelmeye devam ediyor.<br /><br />Son dönemde Kurtlar Vadisi'ndeki MURO karakteri ile büyük beğeni toplayan Mustafa Üstündağ , bu akşam(16/06/2008) 23:00'da habertürk'te Saba Tümer'in konuğu oluyor.<br /><br />Kaynak : <a href="http://www.medyatava.com/haber.asp?id=45341">MedyaTava</a>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-29778162010600208282008-06-16T13:31:00.000-07:002008-06-16T13:33:15.811-07:002008-06-16T13:33:15.811-07:00POLAT'IN BACISIYIM DİYE PARK PARASI ÖDEMiYORUM<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://h2.haberturk.com/Resimler/9170_421x281.gif"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://h2.haberturk.com/Resimler/9170_421x281.gif" alt="" border="0" /></a><span class="style38">POLAT'IN BACISIYIM DİYE PARK PARASI ÖDEMiYORUM</span><table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="15" width="421"><tbody><tr><td><br /></td></tr></tbody></table><span class="style104">Kurtlar Vadisi dizisinin Safiye'si Begüm Kütük, bu karakterle özdeşleştiği için bir buçuk sene beklemiş. Kütük, O dönem "Polat’ın bacısı" diye hiç otopark parası ödemedim! diyor.</span><table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="15" width="421"><tbody><tr><td><br /></td></tr></tbody></table><p><span style="font-family:Arial;">Kelebek'in röportaj<span style="font-family:Arial;">ı:</span></span></p> <p><span style="font-family:Arial;">Şebnem Dönmez'i kıskanmadığını belirten Kütük, "Kıskanç biriyim, bunu kabul ediyorum. Ama sonuçta karşındaki insan geçmişteki ilişkisine saygı duyup da onu yanında oturtuyorsa, benim buna şapka çıkarmam gerekir. Üç gün sonra ben de aynı pozisyona düşebilirim ve yanına gittiğimde Erdil başını çevirirse çok üzülürüm" dedi. </span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>Asıl çıkışınızı "Kurtlar Vadisi"yle yaptınız değil mi?</strong><br />İlk dizim "Melek"tir. Ardından Kerem Alışık’la "A.G.A." adlı dizide rol aldım. "Osman Sınav, magazine bulaşmamış, annesi, babası düzgün insanlarla çalışmaktan çok zevk alır. Senin de bir şekilde tanışman gerekiyor" dediler. Görüşmeye gittim. 3 saatlik bir görüşmeden sonra "Üç ay sonra diziye gireceksin" dediler. Dalga geçiyorlar sandım. Bir de bana demezler mi "Sakın kimseye Polat’ın kardeşi olduğunu söyleme. Seni mahvederiz!" </span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>O dönemde Raci Şaşmaz’la birlikte olduğunuz için rolünüzün büyüdüğü söyleniyordu. Özel hayatta ayrılık olduğu için mi yeni ekipte yer alamadınız?</strong></span></p> <p><span style="font-family:Arial;">- Asla! Ben ilişki dedikodusunu kabul etmiyorum.</span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>Sohbetimiz sırasında, magazin basınının sizi son bir yıldır fark ettiğini söylediniz. Neden daha önce değil?</strong></span></p> <p><span style="font-family:Arial;">- Çalıştığım dönem, canlandırdığım karakterlerin inandırıcılığı açısından evden dışarı pek çıkmıyorum. Sinema programında ise tam tersi oldu. Her türlü açılışa, davete gitmek zorundaydım işim gereği. Bir de son bir yıldır çok keyifli bir ilişki yaşıyorum. Erdil Yaşaroğlu’yla beraberiz. Erdil çok sosyal biri... Hatta "Ben gezmeyi Erdil’le öğrendim" diyebilirim.</span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>Sizin, Erdil Yaşaroğlu’nun ve Şebnem Dönmez’in aynı karede yer aldığı bir fotoğraf yayımlandı geçtiğimiz günlerde. Sevgilinizin eski sevgilisine karşı hiçbir kıskançlık hissetmiyor musunuz?</strong></span></p> <p><span style="font-family:Arial;">- Çok sevdiğim ve saygı duyduğum birisidir Şebnem Dönmez. Ben neden Şebnem’e "Merhaba" demeyeyim ki? Erdil evlenip boşanmış da olabilirdi. Çocuğu olabilirdi. Ben görüşmelerine engel mi olacaktım o zaman? Erdil’in eski eşini gördüğümde başımı çevirip, gidecek miydim? Kıskanç bir insanım, bunu kabul ediyorum. Ama sonuçta karşındaki insan geçmişteki ilişkisine saygı duyup, onu baş tacı edip yanında oturtuyorsa, benim buna şapka çıkarmam gerekir. Üç gün sonra ben aynı pozisyona düşebilirim. Ben aynı şekilde yanına gittiğimde Erdil başını çevirse çok üzülürüm.</span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>Aşkı ne şekilde yaşıyorsunuz ve karşınızdakine yaşatıyorsunuz?</strong></span></p> <p><span style="font-family:Arial;">- Ben sevdim mi hastalıklı seviyorum! Sevdiğim insanı hayatımın merkezi yapıyorum. Önemli olan onun mutluluğu oluyor benim için. Tabağımda 4 köfte varsa, 3’ünü o yesin istiyorum. Erdil’e de devamlı "Üşüyeceksin, dikkat et" diyorum. "Annem gibi konuşuyorsun" diyor. Motora biniyor. Çok korkuyorum, endişeleniyorum. "Binme" dersem olmayacak. En büyük hobisi çünkü. Erdil benden 9 yaş büyük. Maço tavırları olmayan bir erkek. Mutluluklarını, dertlerini paylaşabileceğin biri. Ondan çok şey öğreniyorum. Hobilerim onunla farklılaşmaya başladı. Hafta sonları bisiklete biniyorum, organik gıdalar yiyip içiyorum. En önemlisi sigarayı bıraktım! "Senin kadar cici bir kıza bu hiç yakışmıyor" diye diye bana sigarayı bıraktırdı. Hayatta ne olur bilmiyorum, yarınımız belli değil. Ama bir şey biliyorum; hayatta ne olursa olsun, her koşulda Erdil’le görüşmek isterim. Çünkü o benim için çok kıymetli. Yarın öbür gün onun hayatında başka biri olabilir. Ama ben hayatım boyunca onu hep seveceğim ve hep saygı duyacağım.</span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>"İşte bu adam" dediğiniz o ilk ana dönsek...</strong></span></p> <p><span style="font-family:Arial;">- Ben 1.77 boyundayım. Bir baktım karşımda uzun boylu bir adam. "Burcun ne?" dedim, "Akrep" dedi. "Tamam budur ya" dedim içimden. Bizim çok ortak arkadaşımız varmış. Benim iki apartman uzağımda oturuyormuş meğerse Erdil... Ama o güne kadar hiç karşılaşmamıştık. Kadere çok inanıyorum ben. Benim ilk zamanlarda mizah duygum bu kadar gelişmiş değildi. Benim bir gözüm çok hafif kısıktır. Beni bir gözü kısık kedi şeklinde çizerdi hep. Çok alınıyordum baştan. Sonra hoşuma gitmeye başladı. Her şeyin komik bir yönünü mutlaka buluyor.</span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>"Polat’ın bacısıyım" diye hiç otopark parası ödemedim</strong></span></p> <p><span style="font-family:Arial;"><strong>- "Kurtlar Vadisi"nden sonra sizi niye yeni dizi filmlerde izleyemedik?</strong></span></p> <p><span style="font-family:Arial;">Bir buçuk sene kadar bir şey yapmak istemedim. Çünkü "Kurtlar Vadisi"nin Safiye’siydim. Kimseyi yeni role inandıramayacaktım. Benzinciye gidiyorum, "Polat Alemdar ve ailesi" diye elime düğün davetiyesi tutuşturuyorlardı. O dönem "Polat’ın bacısı" diye hiç otopark parası ödemedim! Bu durumdan sıyrılabilmek için beklemek zorundaydım. Sonra Show TV’de sinema programı yapmaya başladım. Belli bir süre geçtiği için de "Hayat Güzeldir" diye yeni bir diziye başlıyorum. Cem Davran, Merve Sevi, Paşhan Yılmazel, Alp Kırşan oynuyor.</span></p>Kaynak : <a href="http://h2.haberturk.com/01Detay.aspx?ID=9170&amp;Kat=12&amp;dt=2008/06/16">H2 - Haberturk</a>Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-29396969155543065902008-06-15T14:37:00.000-07:002008-06-15T14:38:49.518-07:002008-06-15T14:38:49.518-07:00Kurtlar Vadisi'nin 'Polat Alemdar'ı Afyonkarahisar'da<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://resimler.haberler.com/haber/574/kurtlar-vadisi-nin-polat-alemdar-i-afyonkarahisar_o.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 195px; height: 133px;" src="http://resimler.haberler.com/haber/574/kurtlar-vadisi-nin-polat-alemdar-i-afyonkarahisar_o.jpg" alt="" border="0" /></a>Bir televizyon kanalında yayınlanan "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde "Polat Alemdar" karakterini canlandıran ünlü oyuncu Necati Şaşmaz, çekimleri Afyonkarahisar'da devam eden AROG filminin setini ziyaret etmek için kente geldi.<br /><br />İhsaniye ilçesine bağlı Döğer beldesinde AROG filmini çeken Cem Yılmaz'ın daveti üzerine Afyonkarahisar'a gelen Necati Şaşmaz, Ömer Thermal Tatil Köyü'ne yerleşti. Aynı filmde rol alan oyuncu Hasan Kaçan'ın küçük oğlu Hüseyin Kaçan'la kameraların karşısına geçen Şaşmaz, bir süre küçük Hüseyin'le sohbet etti. Kurtlar Vadisi'ni izlemediğini söyleyen Kaçan, o saatlerde uykuda olduğunu belirtti. AROG filminin setini ziyaret etmek için Afyonkarahisar'a geldiklerini belirten Şaşmaz, Kurtlar Vadisi Pusu'nun ekim ayında yayında olacağını, tatilde ise dinlenmeyi düşündüğünü söyledi. Aynı dizide Mustafa Üstündağ'ın canlandırdığı "Muro" karakteriyle ilgili bu yaz film çekileceğini belirten Şaşmaz, senaristlerin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.<br /><br />Afyonkarahisar'ı çok beğendiğini söyleyen ünlü oyuncu, "Memleketimizin her karış toprağı çok güzel. Her yerin kendine has özelliği var. Afyon'un sucuğu ve kaymağı var. Hemen yuttuk zaten, yediriverdiler kaymağından. Yıllar önce termal havuza girmiştim. Ama sadece ayağımı sokup çıkarmıştım. Sıcakla aram iyi değil. Sadece buraya set ziyareti için geldim" dedi.<br /><br />Dizide canlandırdığı karakterin aksine sempatik tavırlarıyla dikkat çeken Necati Şaşmaz, bir ara söyleyeceği kelimeler ağzına dolanınca, "Bende AROG gibi konuşmaya başladım. O devre gidiverdim birden" diye espri yaptı. Şaşmaz, röportajının ardından hayranlarını kırmayarak hepsiyle tek tek hatıra fotoğrafı çektirdi.Başkannoreply@blogger.com0tag:blogger.com,1999:blog-5133127770469522530.post-90252463540390777132008-06-15T07:40:00.000-07:002008-06-15T07:41:32.317-07:002008-06-15T07:41:32.317-07:00Bulut " Ocak ayından diziden ayrılabilir. "Kurtlar Vadisi dizisinin Yalçın Bulut’u Hüseyin Avni Danyal, haber61′e konuştu.<br /><br />Haber61′in köşe yazarı olan Hüseyin Avni Danyal, memleketi Trabzon’da tatilini geçiriyor. Trabzon gezisinde haber61′i de ziyaret eden Danyal, haber61′in sorularını da yanıtladı. Oyunculuğu ile büyük bir başarı yakalayan Hüseyin Avni Danyal ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbeti sizlerle paylaşıyoruz.<br /><br />Memleket özlemini nasıl gideriyorsunuz?<br /><br />Trabzon’un tamamı benim için, sokağından tutunda insanına kadar hepsi ayrı bir özlem. Akrabalarım burada, onları ziyaret ediyorum.<br /><br />Çok fazla benim çocukluğumdaki kent kalmadığı için açıkçası sokak aralarında pek fazla dolaşmıyorum. Üzülüyorum. Çok şey değişmiş haliyle, onun için yukarıda Soğuksu’da arkadaşım Mehmet Ongan’ın evinde rahat ediyorum.<br /><br />Ama havaalanına inerken kenti yukarıdan görmek bile beni heyecanlandırdı. Benim için kutsal topraklar Trabzon. 10 yılım burada geçti.<br /><br />SOKAKTA TEK YAPTIĞIM ŞEY FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK<br /><br />Trabzon halkının size gösterdiği ilgi sizi nasıl etkiledi?<br /><br />Çok gurur verici bir şey. Kendi kentlerinden olan bir insanın, İstanbul’da bu kadar başarılı olması insanımızın gözünde gurur kaynağı oluyor. Sokakta gösterilen ilgiden ben çok mutlu oluyorum ama şöyle bir şey çıktı ortaya; herkesin elinde bir fotoğraf makinesi var. Sokağa çıktığım anda sadece yaptığım şey fotoğraf çektirmek oluyor.<br /><br />Bugüne kadar bir çok dizi de rol aldınız. Ama Kurtlar Vadisi’nde daha çok ön plana çıktınız. Kurtlar Vadisi’nin diğer oyuncuları verdikleri röportajlarda diziyi hayatlarının dönüm noktası olarak gördüklerini dile getiriyorlar. Kurtlar Vadisi dizisi sizin hayatınızı nasıl etkiledi?<br /><br />Benim için daha önce çektiğim dizilerden farkı olmayan bir dizi. Türkiye’de çok izlenen bir dizi olabilir ama ben oyunculuk anlamında baktığım zaman ‘Hatırla Sevgili’deki Adnan Menderes’in, ‘Fırtına’daki Besim’in, ‘Çemberimde Gül Oya’nın, ‘Kurşun Yarası’nın Kurtlar Vadisi’nden hiçbir farkı yok. Çünkü ben oyuncu tarafından bakıyorum. Bana orada oyuncu olarak düşen görevi yerine getiriyorum. Dizinin çok fazla izlenmesi tabiki güzel bir şey. Benim oyuncu olarak yaptığım işe bakış açımı etkilemedi.<br /><br />Kurtlar Vadisi’ndeki rolünüzü beğeniyor musunuz?<br /><br />İnsanlar beğenerek izlediğine göre demek ki alnımın akıyla kurtarmışım.<br /><br />Kurtlar Vadisi’ni izliyor musunuz?<br /><br />Hayır…<br /><br />Neden, diziyi mi beğenmiyorsunuz yoksa?<br /><br />Vakit olarak uygun değil. Genelde biz Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar, 5 günde diziyi çekiyoruz. Akşamları dizilerin oynadığı saatlerde ben çalışır vaziyette oluyorum. Çekimim olmasa ya tiyatro provası oluyor, yada kendi işlerimle ilgileniyorum. Ancak dublajlarda eksiklerimi görme şansım oluyor. Dizide ne olduğunu sokaktaki adamdan öğreniyorum.<br /><br />İnsanlar sanki dizide ne olacağını gizliyormuşum gibi davranıyorlar. Gerçekten bilmiyorum.<br /><br />Sadece iş olarak görüyor. Televizyon benim için bir iş. Ama tiyatro derseniz başka şekilde konuşurum. Benim asıl mesleğim tiyatro. Bu televizyonu önemsemediğim anlamına gelmesin. Ama tiyatro kadar önemli değil benim hayatımda.<br /><br />Dizide Memati ile iyi bir ilişki oluşturuyorsunuz. Dışarıdan öyle gözüküyor. Ben size söyleyeyim. (Gülüşmeler)<br /><br />Gerçek hayatta dizideki replikleri kullanıyor musunuz bir araya geldiğiniz de?<br /><br />Gürkan (Memati) ile dizinin dışında en fazla bir iki kez yan yana gelmişizdir. Ancak dizi setinde aynı sahnemiz varsa karşı karşıya geliyoruz. Biraraya gelsek bile sohbetlerimiz dizi üzerine olmuyor. Gürkan’da benim gibi eve iş getirmeyiz. Televizyon tüketime dayalı bir şey. Yaptığınız hemen Perşembe günü tüketiliyor.<br /><br />Bizim aklımızda diziden pek bir şey kalmıyor.<br /><br />Haber61′de yazdığınız yazılarda diziden çıkartılması gereken derslerden bahsediyorsunuz ve karakterlere kimsenin bürünmemesinin özellikle altını çiziyorsunuz…<br /><br />Televizyon sanal bir dünya. Dizi ise sadece haftanın bir günü 2 saati alan bir şey. Bütün bunların bir insanın yaşamını etkileyip yönlendirmesi bana tuhaf geliyor. Oradaki hikayeyi kendi yaşamına yansıtmak çok büyük yanılgıya neden olur. İnsanların psikolojisi bozuluyor.<br /><br />Ama dizinin şöyle bir yönü var, Türkiye’de yaşanan olaylar dizide tekrar canlandırılıyor…<br /><br />Gelelim o konuya. Bu diziden alınması gereken tek ders şu. Türkiye’de gazetelerde gördüğümüz olayların aslında arkasında neler olduğunu, bunların hiç de göründüğü gibi olmadığını gösteren bir hikaye. Görünmeyen bir hikayeyi canlandıran insanlarda zaten gerçek değil. Onun içinde sokakta Memati gibi yürümek, Yalçın Bulut gibi yürümek, Polat Alemdar’ın laflarıyla yaşam şeklini belirlemek hiç gerçekle alakası olmayan bir yaşam. İnsanı gerçekten psikolojik olarak bir rahatsızlığa düşürür.<br /><br />Eğer yaşamını onun üzerine kurarsan Kurtlar Vadisi bittiğinde ne olacak. O zaman oradaki insanlar ölüp gittiğinde oradaki kahramanlar öldüğünde kendini git Ganita’dan aşağı at o zaman. (gülüşmeler) Sanal kahramanlar yaratmayın kendinize. Diziden dersini al ve yaşamının farklı alanlarında kullan.<br /><br />Silah konusunda da açıklamalarınız enteresan. Elinize ilk silahı dizide aldığınızı söylüyorsunuz…<br /><br />Evet askerde bile elime silah almadım. Sadece yemin töreninde elimi silaha koydum, kaldırdım. Evet Karadenizlinin yapısında silah tutkusu vardır ama bende yok. Şansıma da bütün dizilerde elimde silah oldu. Herhalde bana elimde silahı yakıştırdılar.<br /><br />Silah konusu açılmışken, silah markaları üzerine yaptığımız ve Polat Aemdar’ın dizide uzun zamandır kullandığı silahın Trabzon yapımı bir silah olduğunu söylememiz üzerine Hüseyin Avni Danyal cevap veriyor;<br /><br />Necati’nin (Polat) silahı takır takır atıyor. Benim silahım dizide kötü. Çatışma çıkıyor onlar takır takır atarken benim silahım takılıyor. Kesiyoruz bir daha başlıyoruz. (gülüşmeler)<br /><br />Dizi hakkında son bir sorum var. Önümüzdeki sezon tekrar devam edecek Kurtlar Vadisi. Siz yer alacak mısınız?<br /><br />Evet devam edecek ve bende yer alacağım. Ama Ocak ayında ayrılırım diziden.<br /><br />Ölürsünüz yani… (gülüyor)<br /><br />Ben 60 bölümden sonra bir diziden sıkılıyorum. Çünkü aynı şeyi 60 kere tekrarlamak beni sıkıyor. Sonrada inşallah kendi hazırladığım bir proje var onunla birlikte insanların karşısına çıkacağız.<br /><br />Nasıl bir proje?<br /><br />Karadenizli aileyi anlatan bir proje. Henüz net bir şey yok.<br /><br />Trabzonspor hakkındaki değerlendirmenizi de alabilir miyim?<br /><br />Trabzonluların bu aceleciliği olmazsa zannediyorum yönetim daha güzel işler yapacak. Çok heyecan verici gelişmeler var. Trabzonspor’un üzerinden ölü toprağı kalktı. 5-6 yıldır bu heyecan yoktu. Birde siz burada hep Trabzonsporlularla birliktesiniz. Biz İstanbul’da Galatasaraylıların, Fenerlilerin ve Beşiktaşlıların içindeyiz. Onlarla kavga ediyoruz.<br /><br />5 senedir kavga edecek bir şeyim yoktu, hep susuyordum. Sadece dinlemekle yetindik. Olduğumuz yerde sinirlendik. Şimdi lig başlar başlamaz konuşacak çok şeyimiz olduğunu biliyorum. Çok büyük bir kan değişimi. Ben Trabzon’da şunu hissettim; sanki bu takım 1. lige yeni çıktı, şampiyonluk yaşayacak gibi. İnşallah güzel şeyler olacak.<br /><br />3 büyük kulüp Anadolu’dan çıkan bir dördüncüyü tabiki hoş karşılamıyor. Bunu kaldırmaları çok zor. Sivasspor’un halini de gördük. Kolay değil.<br /><br />İstanbul’da medya olsun, diğer sektörler olsun diğer takımları tuttukları için haliyle haberle onların üzerine kuruyorlar.<br /><br />El birliği ile bu takımı ayağa kaldırmalıyız.<br /><br />İstanbul’da maçlara gidiyor musunuz?<br /><br />Tabiki. Heralde bu sene takımın bütün maçlarına gideceğiz.<br /><br />RÖPORTAJ Kaynağı: Elif ÇAVUŞ - haber61.net/news_detail.php?id=18996&uniq_id=1213724113