Muro: “Hasılat rekorları kıracağız.”

KURTLAR Vadisi Pusu’nun fenomen karakterlerinden ‘Muro’nun maceraları sinema filmi oluyor. ‘Muro’ Mustafa Üstündağ filmin hasılat rekorları kıracağını ve büyük ilgi toplayacağını söylüyor.

“KÖYLERİNE DÖNERLER…”
MURO’nun (Mustafa Üstündağ) yanı sıra Çeto (Şefik Onatoğlu) ve Yıldırım’ın da (Eray Türk) rol alacağı filmin konusu kısaca şöyle:, ‘Cezaevinden çıkan Muro ile Çeto köylerine dönerler. İlk planları evlenip yuva kurmaktır ancak Muhtar, Muro ile Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendirmiştir.

-GÜNEŞ-

Necati Şaşmaz Röportajı

Kurtlar Vadisi’ndeki Polat rolüyle milyonların gönlünde taht kuran oyuncu Necati Şaşmaz’a göre şöhret güzel ama külfeti de çok ağır.

Çengelköy’dekİ Kurtlar Vadisi setinde, milyonların Polat Alemdar diye tanıdığı Necati Şaşmaz’la konuştum; oturup sohbet ettiğimiz salon, Polat’ın odasıydı, eşyalar aynıydı, hatta Şaşmaz da giyim ve görüntü olarak Polat’a benziyordu, ama karşımda başka biri vardı.. Necati Şaşmaz’ı Polat’tan ayıran onun kimliğiydi; özetle, kibar, efendi, sakin, şiddetten uzak biriydi, Polat için de aksini söylemek mümkün değil, ama o bir kahraman, kahramanlar da eğer gerekirse şiddeti uygulayabiliyorlar. Necati Şaşmaz’ın sakin konuşması kadar sesi de farklıydı. Öncelikli olarak şunu söyleyebilirim ki, Necati Şaşmaz, yarattığı Polat Alemdar kimliğine zarar vermekten korkuyor, bir başka korkusu da medya maymunu olmak, bu nedenle özel yaş**, kimliğini, spot ışıklarının, dedikoduların dışında tutuyor.

“Nasıl bu kadar gizli kalabiliyorsun, hem çok ünlüsün, hem de magazin dünyasında, dedikodularda yoksun, bunu başarmak zor olmuyor mu?”
“Ben işimle magazinde olmayı yeğlerim.”

“Baştan çıkmıyor musun, yaşıtların neler yaparken ortalıkta görünmemek, moda denilen mekânlara gitmemek.. Kaç yaşındasın?”
“37 yaşındayım, 71 doğumluyum.”

“Kurtlar Vadisi Irak döneminde arkadaşlarım bana bir soru sormuşlardı, o dönemin ne kadar ışıltılı, hareketli olduğunu hatırlarsınız… Şimdi Oscar alsan, aklına gelen her isteği yapabilecek durumda olsan, neyi yapmak istersin diye; onlara; Bu odada sizlerle beraber oturmak isterdim, demiştim.”

“Hangi burçtasın?”
“Yay”

“Yay burcu sıçrayıp gider.”
“Sanırım o özelliğimi işimdeki yelpazeye vermiş durumdayım. Ve Necati Şaşmaz’ın attığı adımların, pek çok insana örnek olacağını bildiğimden, kendime pek çok kısıtlama getirmişimdir. Şöhret hayatın sunduğu imkânları arttırıyor ama değerleriniz de bu imkânlar denizinde kaybolup gitmemeniz için sizi frenliyor; birçok insan bunun karşısında psikolojik problemler yaşar.
Senaryoyu sır gibi saklıyoruz.

polat alemdar

“Kadınlarla erkeklerin dünyaları farklı mı?”
“Sanırım farklı, başka dünyalardayız, ya da aynı dünyadayız da, baktığımız pencereler farklı oluyor.”

“Futbolla ilginiz var mı?”
“Futbolla ilgilenemiyorum. Yıllar öncesinde izlerdim, Türkiye’den Amerika’ya geçmeden önce, şimdilerde milli maç dışında hiçbirine bakamıyorum, zaten vaktim de kalmıyor.”

“Anneniz, Polat’ın annesine benziyor mu?”
“Evet, benziyorlar, fiziki olarak değil, ama benzerlikleri var.”

“Kurtlar Vadisi’nin gelişmeleri çok gizli tutuluyor, eğer şirket açıklamak istemezse kimse bir şey bilmiyor; bu gizliliği nasıl sağlıyorsunuz?”
“Daha önce hiçbir gazetenin yazmadığı, bilmediği haberler vardır, siz buna haber atlatma dersiniz, gün ışığına çıkana kadar, yani siz yazana kadar hiç kimseye duyurmazsınız; işte biz de konuları böyle saklıyoruz.”

Gürkan Uygun tatilini Fethiye’de yapıyor


Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin sert karakterli oyuncusu ‘Memati’ rolündeki Gürkan Uygun, Muğla’nın Fethiye ilçesinde tatil yapıyor. Erkek arkadaşları ile birlikte Ölüdeniz Belcekız sahiline gelen Uygun, tekneyle Kelebekler Vadisi’ni gezdi.

Her yıl Fethiye ve Ölüdeniz’e gelerek tatil yapan Oyuncu Gürkan Uygun bu yılda arkadaşlarıyla beraber tatil için Ölüdeniz’i tercih etti. Gürkan Uygun bir tekneyle Kelebekler Vadisi’ne gitti. Dizideki sert ve kuralcı tavırları ile bilinen Memati, tatil kıyafetleri ve yeni imajı ile ilgi topladı. Ölüdeniz sahillerinde dolaşan Gürkan Uygun’un saçlarını sıfır numara kestirdiği dikkat çekti. ‘Sadece işimle gündeme gelmek istiyorum’ diyen Uygun, gazetecilerin görüntü almalarına izin vermedi.

Çetolar memleketleri Mersin’de buluştu

Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizide Çeto karakteriyle yıldızı parlayan Şefik Onatoğlu’nun Mersinli bir sanatçı olduğunu biliyor muydunuz?

Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizide Çeto karakteriyle yıldızı parlayan Şefik Onatoğlu’nun Mersinli bir sanatçı olduğunu biliyor muydunuz?

Üstelik Mersin şehir Tiyatrosu’nda tiyatro kursu aldığı hocası Mehmet Tekkanat’ın da lakabının Çeto olduğunu?

Şefik Onatoğlu Mersin Şehir Tiyatrosu’nun açtığı tiyatro kurslarına katılır, çocuk oyunlarında ve diğer çalışmalarında görev alır. Burada eğitimini aldıktan sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin açtığı sınavları kazanarak İstanbul’a gider.

Tiyatro eğitimine burada devam ederken Kurtlar Vadisi dizisinde bir rol alır. Rolün adı Çetin’dir ve Muro’nun has adamıdır. Muro’nun dillendirdiği “lanet olsun içimdeki Çeto sevgisine” cümlesi tüm ülkenin diline dolanır.

Muro ve Çeto ikilisi Kurtlar Vadisi’nin vazgeçilmez iki karakteri olurken, Şefik Onatoğlu’nun da hayatına bambaşka bir yön vermiştir artık.

ÇETOLARIN BULUŞMASI!

Mersin Şehir Tiyatrosu’nun oyunculuğu, yönetmen ve kurs sorumlusu da olan Mehmet Tekkanat’ın da lakabı Çeto’dur.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde öğrenci olan Murat Şahan da kendisi gibi Mehmet Tekkanat’ın Mersin’deyken öğrencisidir.

Tatil için Mersin’e gelen Şefik Onatoğlu ve Murat Şahan hocalarını ziyaret ettiler.

Gençlik Sanat Merkezi Altan Erkekli Sahnesi’nde buluşan hoca ve öğrencileri keyifli bir sohbet yaptılar.

Eski hocasıyla bir araya gelen yeni Çeto Şefik Onatoğlu; “Dizi de rol aldığımda roldeki ismim Çetin’di. Muro karakterindeki Mustafa Üstündağ, bana Çeto diye hitap edince bu isim ortaya çıktı. Tiyatroya başlarken bana emeği geçen sevgili hocam Mehmet Tekkanat’ın da lakabı Çeto’dur. Hocamın lakabını kullanmaktan dolayı çok mutluyum. Mehmet Tekkanat Mersin’de çok önemli işler yapıyor. Kurslarda yetişen birçok arkadaşım çeşitli konservatuarları kazandılar. Kendisine teşekkür ediyorum.”dedi.

46 YILLIK LAKABIM BİRDEN ÜNLÜ OLDU!

Tiyatro Oyuncusu ve yönetmeni Mehmet Tekkanat ise, 46 yıllık lakabının bir anda tüm ülkede “ünlü” olmasının sevindirici, üstelik bunu bir öğrencisinin kullanmasının sevindirici olduğunu belirterek şunları söyledi: “Şefik en çalışkan ve hedefleri olan bir öğrencimdi. Şimdi olduğu gibi işine çok bağlı ve disiplinliydi. Tiyatrodan başka bir şey düşünmüyordu. Çok çalışarak hedeflerine ulaşmayı başardı. Onun bu başarıları diğer öğrencilerime de örnek oldu. Mersin tiyatrosunu ve bizleri en iyi şekilde temsil ediyor. Kendisiyle gurur duyuyorum.” dedi. Çocukluğundan beri Çeto lakabıyla tanındığını tanındığının altını çizen Mehmet Tekkanat, bu lakabını çok sevdiğini belirterek; “lanet olsun içimdeki Çeto sevgisine” diyerek öğrencisine takıldı.

Memati AROG’un setinde


Cem Yılmaz’ın merakla beklenen yeni filmi A.R.O.G.’un çekimleri halen Afyon’da devam ediyor.

Yılmaz’ın setten herhangi bir görüntü çıkmaması için çaba harcadığı film ile ilgili merak da giderek artıyor.

Ekip bu hafta içinde çekimler için Afyon’dan İstanbul’a gelecek. Sahnelerin uzaması nedeniyle planlanan zamandan önce bitirilemeyen çekimler bir kaç hafta daha uzatıldı.

Taş devri dekorlarının yer aldığı filmde, dekorların görenleri oldukça şaşırtacağı konuşulmakta. Bu arada kostümlerin de sinema izleyenlerini bir hayli etkileyeceği söyleniyor.

Setteki ilginç kaza

Çekimler sırasında sette ilginç bir kaza yaşandı. Filmde rol alan Hasan Kaçan, balık tuttuğu bir sahnede dengesini kaybederek suya düştü. Boğulma tehlikesi geçiren Kaçan’ı set ekibi suya atlayarak kurtardı.

Memati sete geldi

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Memati’yi oynayan Gürkan Uygun, A.R.O.G.’da doktoru oynayan arkadaşı Zafer Algöz’ü ziyarete geldi. Uygun, Afyon’daki sete helikopterle gelerek bir süre çekimleri izledi.

Kaynak: televizyongazetesi

Muro’nun en son (yeni) Röportajı

“Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” repliğiyle herkesin sevgisini kazanan Muro, nasıl bir çocukluk geçirdi, örgüte nasıl girdi, ilk aşkı kimdi, tüm bunları ilk kez anlattı. İşte keyifle okuyacağınız bir Muro röportajı…

Anadolu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez ama etrafı insan sevgisiyle dolu ücra bir köyünde doğmuş Muro. Bir gün cevizleri bölüşme kavgasından muhtarın oğlunun kafasını yarmış ve kendisini dağda bulmuş. Komprador uşaklarına karşı profesyonel devrimci olmuş. Sonrası mı? Kendisini ezilen halkı için örgüte adamış. Ve ortaya izleyenleri gülmekten kırıp geçiren Muro çıkmış.

Muro nasıl bir çocukluk geçirdi?

Her ezilen halkın çocuğu gibi yokluklar, acılar içerisinde, Anadolu’nun ücra bir köyünde doğdum. Zaten nerde doğacaktım ki? Burjuva mıyım ben Brüksel’lerde Cenevre’lerde, adı sanı bilinen beş yıldızlı otel gibi hastanelerde doğayım! Bizde çocukluk olmaz. Doğarsın, büyürsün, ezersin yahut ezilirsin. Benim topraklarım çocukluğu yaşatmaz ama ölene kadar içinde o çocukluğu yaşatır. Misal ben, yedisinde nasıl bir Muro’ysam yetmişimde de o Muro olacağım.

Devrimcilik nasıl düştü içinize?

Topladığım cevizleri arkadaşlara dağıtmak isterken, egemen gücün köydeki temsilcisi muhtarın oğlu her zamanki gibi savaş halinde yenemediği beni masa başında yenmeye çalıştı. Bana “Sen vuramadın, cevizlerin hepsi benim” dedi. Oyunu kuran kurmuş. Sen ister vur, ister vurma, her zaman son söz işbirlikçi komprador uşağı muhtarın oğlunun… Ulan oğlum, cevizleri eşit olarak bölüşsek ve bütün köyün çocukları yese n’olur? Olmaz… Öyle mi? O zaman senin kafanı ceviz yapar, dağıtır, yeriz diyerek, taşı koydum kafasına…

Sonra ne oldu?

Ben ne bileyim muhtarın oğlunun kanı pekmez gibi akarken, bunun bir başkaldırı ilanı olduğunu… Sen misin Muro, muhtarın oğlunun kafasını yaran? Muhtarın oğluna yapılan eylem muhtara, yani devlete yapılmış kabul edildi. İlk defa bu yüzden dağa kaçarken, “Oğlum Muro, bu iş böyle gitmez, ya bu düzen değişecek ya da sen bu düzenin çarkları arasında ceviz gibi dağılıp gideceksin” dedim. Uzun çözümlemelerim sonucu profesyonel devrimci olmaya karar verdim!

muro

Peki örgüte nasıl girdiniz?

Ne demek nasıl girdim? Nereye girecektim ya? Futbol kulübüne mi, dans kulübüne mi ya da lambada kulübüne mi gidip kıvırtma yapacaktım? Muro’ya tek seçenek kalmıştı. Örgüt! Peki hele bir sor? Neden?

Neden?

Bu soruyu çok sordum kendime. Yılların devrimciliğiyle şöyle çözümleyebildim: Orada bana, taktik bilgime, stratejik birikimime ve lider kişiliğime ihtiyaç vardı. Halkımın çocuklarını sahipsiz bırakamazdım.

Ama örgütle aranızda anlaşmazlıklar da oluyor…

Haksızlığın olduğu yerde Muro’nun başkaldırısı vardır. Ne yani örgütün metinleri ve liderleri kutsal mı? Örgüt olmuş basketbol takımı, beş kişi. Altıncıyı sahaya sürmüyorlar, üçlük sayı atacak benim gibi bir sürü devrimci var ama “Git tribünde otur” diyorlar. Yav gardaşım sayıyı çoğaltın bunu futbol takımı yapın ve 11’e çıkarın deriz. Cevap yok. Çünkü Muro kadroya girerse, emperyalistlerle şike olmayacak, teşvik primi alınmayacak, devrimci mücadele silahsız yapılacak, demokratik süreç işletilecek.

Peki sizin bir lideriniz var mı?

Liderden bahsediyorsak, Lenin, Mao, Marks’ı unutmamak lazım. Burjuva çocuğu olmasına rağmen, Marks’ın yoldaşı Engels’i de analım. İlk okumaya başladığımda hayretler içersinde kaldım, meğer muhtarın oğluyla yaşadığımız sorun sadece benim sorunum değil, bütün insanlığın sorunuymuş.

Muro’nun bir günü nasıl geçer?

Bir burjuva esprisiyle cevap vereyim: Az uyku, çok çalışma. Ha, ha, ha… Nalet olsun, bu burjuvalar kadar yalancı, sembollerle konuşan, popüler kültür kölesi insan grubunu ömrü hayatımda görmedim. Evet uykusuz kalıyorlar. Gardaşım o kadar gezersen, gündüz; kafelerde, brunchlarda, akşam; barlarda diskolarda dağıtırsan, tabii az uyursun. Ezilmiş halkımızı köle gibi çalıştırıyorlar, parasını bunlar yiyor. Neyse gelelim bana. Bir günüm kimi zaman baykuş gibi düşünceli, kimi zaman bir kanarya gibi cıvıl cıvıl neşeli geçiyor. Devrimci de sıradan bir insandır. Yani öfkesiyle, neşesiyle, hüznüyle ve tabii aşkıyla…

Aşk demişken, Muro’nun aşk hayatı nasıl?

Bir devrimci uykusuz, silahsız, yoldaşsız, aç, susuz kalabilir ama aşksız asla? Aşk, önce çocukluğumuzda ağzımıza aldığımız leblebi tozunu havaya umarsızca püskürtmektir… Siyah önlüğü giyip, lastik ayakkabıları ayağına çekip ilkokulun yolunu tuttuğunda ise, dört kişinin oturduğu sırada seni bir sürpriz bekliyordur. Adı da Fidan’dır..

muro

Demek ilk aşkınızın adı Fidan’dı…

Fidan bir körpe ağaç, dağda yeşeren bir nevruz çiçeğiydi… Ama onun başına da her Fidan’ın başına gelen geldi. Muhtarın oğlu ödedi başlık parasını, kızı koluna taktı. Yani Fidan’ın köküne baltayı vurdu.

Peki Fidan’ı unutabildiniz mi?

Bu devrimci hayatım boyunca, nice ihanetleri, savaşları, mücadeleleri unuttum. Hâlâ o muhtarın oğlunun kolunda giderken, dönüp bana o kocaman siyah sıpa gözleriyle bakıp adeta Muro, beni bu zalimin ellerine verme diyen o anı unutamadım.

Sevdiğinizi muhtarın oğlunun kapmasına nasıl razı oldunuz?

Söz verdim, bundan sonraki Fidan’ları emperyalist, burjuva düzenine yedirtmeyeceğim. Yav şimdi benim niye yaramı deştiniz. Mecbur bir dörtlük, sekizlik aklıma geliyor: “Daşa verdim yanımı, toprak emdi kanımı, Azrail’e can vermezdim, canan aldı canımı. Oy dağlar, sümbüllü bağlar hey… Elinde altın şamdan, perdeyi kaldır camdan, al hançeri vur beni, ben usandım bu candan.”

Sizi hep Çeto’yla tartışırken görüyoruz. Ne olacak sizin sonunuz?

İşte bir muammanın ortasındayız. Her şeyi bilebilirim, çözümleyebilirim ama bu Çeto’nun ne yapacağını bırak ben, Kozmoz bile bilmiyor. Nalet olsun, Çeto kaygan bir balık, eline alırsın tutamazsın, suya atarsın ağını parçalar, olta atarsın ille o takılacak başka balığa bırakmaz. (Çeto duramıyor ve burada söze giriyor…)

Çeto: Aşkolsun başkanım, yani beni o kadar yaratık arasında balığa benzettin. Teessüf ederim…

Muro: İyi o zaman Çetin, sen kendini tanımla.

Çeto: Başkanım nasıl Muro kelimelere sığmazsa, Çetin de kelimelerle tarif edilemez.

Muro: Israr etsek Çetin?

Çeto: Israr derken başkanım?

Muro: Kafana sıktırtma Çeto, kendini anlat işte. Bak anan da okuyacak bunu.

Çeto: Anamın okuması yok ki başkanım.

Muro: Niye paraları tek tek biliyor, hele yüz bin lira diye yüz lira ver alıyor.

Çeto: Parayı bilir başkanım…

Muro: Neyse, bu röportajın konusu Çetin’in anası değil, ben Çeto’yu tarif edeyim. Nasıl Marks’ın Engels’i, Lenin’in Troçkisi, Fatih Terim’in Müfit’i, Fidel’in Che’si varsa, nalet olsun Muro’nun da bir Çeto’su var. Nalet olsun bu içimdeki insan sevgisine ki, bu Çeto Gundi’sini çok seviyorum.

Çeto: Teşekkür ederim başkanım…

Vatan Gazetesi
Oya Doğan

Neco’nun kızı oluyor


Bir süre önce 33 yıllık eşi Oya Germen’den ayrılarak yeniden evlenen Neco’nun 3. çocuğunun da kız olacağını söylemesi üzerine kızı Ayşe Özyılmazel ilginç saptamada bulundu.

Gülben Ergen’in atv’deki Sürpriz programına konuk olan Ayşe Özyılmazel, Televizyon Gazetesinin aktardığı haberde, İdil Erke ile evlenen ve 3. çocuğunu bekleyen babası Neco’ya ‘Maşallah’ dedi.

Programa telefonla bağlanan babası Neco, 3. kez baba olacak olmanın heyecanını paylaşırken Ayşe Özyılmazel de yeni kardeşiyle ilgili düşüncelerini “Şu anda bir şey hissedemiyorum. Görmem lazım. Heyecanlıyım aslında biraz da. Maşallah babama diyorum” şeklinde ortaya koyarken Neco’yu ve ekran başındakileri de güldürdü.

neco ve kızı

BABAM ERKEK İSTİYOR ASLINDA!

3. kez kız babası olmaya hazırlandığını söyleyen Neco’ya kızı Ayşe Özyılmazel, “Babam erkek istiyor, devamlı erkek olmuyor, yine kız” deyince Neco itiraz etti. “Nereden çıkarttın bunu Ayşe?” diyerek canlı yayında kızına çıkışan Neco’ya kızı da “Biliyorum ben ne istediğini” şeklinde yanıt verdi.

“Hadi hadi. Medyatik tarafıyla konuşuyor şimdi” diyen Neco, birkaç ay sonra dünyaya gelecek olan kızına ne isim koyacağını henüz netleştirmediğini söyledi ve “Ama mutlaka Zeynep ve Ayşe gibi güzel Türk kadını ismi koymak istiyorum” dedi.

Kaynak: h2.haberturk.com/01Detay.aspx?ID=9465&Kat=1&dt=2008/06/25